-Vatanımız bu. Milletimiz bu. Bunlara lâyık görülen bu sefaletin bir sorumlusu olmak lâzım. Ama bu sorumlu bu zavallılar değil...
Kendisine gene de, ruhunda dayanaklar arar. Gene Namık Kemal'e sarılır:
"Hakîr olduysa millet şânına noksan gelir sanma,
Yere düşmekle cevher sâkıt olmaz kadr-ü kıymetten..."
Mustafa Kemal'in daha ilk adımda bu sert gerçeklerle karşılaşması onun için üzücü olduğu kadar da düşündürücü ve uyarıcı oldu. Bir defa daha karar verdi ki, günün değil, yarının adamı olmak lâzımdır.
Zaten insan hamurunun soyluluğu buradadır. Bir gün gelip bir misyonu olacak insan, bu misyonun ne olabileceğini kesin olarak sezmese bile, kendi hammaddesini gene de durmadan işleyen insandır.