Nitekim Kur'an'da: "De ki Tanrı ne yazmışsa başımıza o gelir." (Tevbe51) denmektedir. Bu durumda Özgür eylem olanaksız hale gelmektedir. Dahası Tanrı'nın kişinin eylemini önce belirleyip sonra bu eylemi cezalandırması, düşünülen mutlak adaletli Allah kavramıyla bağdaşmamaktadır. Ayrıca Tanrı mutlak güçlüdür. "...Ol dediği gün her şey oluverir." (En'am-72) ve "...Allah dilediğini sapıklıkta bırakır, dilediğini doğru yola iletir."(En'am- 39) böylelikle kulunun belli bir yönünde davranmasını dileyen sonra da böyle davrandı diye kulunu cezalandıran Tanrı kavramı düşünce yasalarını ters düşüyor.
Evren ilk siz ve sonsuzdur, (Hıristiyanlığa ve İslamiyet'e göre evrenin başı ve sonu vardır, yaratılmıştır ve yok olacaktır), yokluk diye bir şey yoktur (hristiyanlığa ve İslamiyet'e göre, tanrı evreni yoktan var etmiştir) ruh bedenle göçüp gidiyor (hristiyanlığa ve İslamiyet'e göre ruh ölümsüzdür) insanı ölümsüz kılamaz, (hristiyanlığa ve islamiyete göre insanı tanrının bağışı kurtarır ve ölümsüz kılar), insan usu Tanrı ile aynı şeydir.( hristiyanlığa ve islamiyete göre insan tanrının yaratığıdır, eksiktir ve suçludur aşağılanmıştır ve düşmüştür, Bu yüzden de usuyla kendini kurtaramaz ve ancak tanrının bağışını dileyebilir.
Kuşların nasıl uçtuğunu bilmeyen din, onu Allah'ın havada tuttuğunu yağmuru nasıl yağdığını bilmeyen din, onu Allah'ın yağdırdığını gece ve gündüzün nasıl oluştuğunu bilmeyen din, onları Allah'ın düzenlediğini söyleyerek işin içinden çıkar daha da önemlisi bunları mutlaklaştırarak bir bilim karşıtlığı sergiler.
Hastalıkların ,depremlerin, kıtlıkların tanrısal bir ceza olduğu vardır ,ama (bu mantığın doğal gereği olarak) onlara karşı çareler yoktur. Daha doğrusu sorun böyle olunca neden sonuç ilişkisi bağlamında çare dua olmaktadır. Dolayısıyla somut önlem geliştirmeyi, Tanrı'nın hayatı düzenleme iradesine karşı çıkmak olarak algılayarak, bilimsel gelişmeyi engelleyen bir işlev görür din, Daha da ötesi insanların araştırıp zekasıyla geliştirdiği modern teknolojinin hizmetimize sunduğu ulaşım, haberleşme, enerji v.b yaşamı ona hükmedilebilir hale getiren olgular hiç ama hiç yoktur.