İçlerindeki mutlak itaat eğilimine uyarak çevresinden kendilerine yöneltilen istekler geniş ölçüde karşılayan kimseler ne durumda bulunuyorsa, hipnotize edilen deneğin de durumu ondan farksızdır.
Bir başkasını etkilemenin en iyi yolu, o kişiyi hak ve çıkarlarını garanti altına alınmış hissedeceği bir ruh durumuna sokmaktır Bu özellikle eğitim açısından önemli bir noktadır.
Örneğin sindirim organları pek sağlıklı denemeyecek çocukları yeme içme karşısında bir başka türlü davranarak dolayısıyla girişimler bakımı normal çocukların kendine göre apayrı bir doğrultu izleyebiliriz. Organları yetersiz çocukların kendilerine özgü bir yürüyüşleri vardır.
Söz konusu amaçla ilgili olarak çocuğu ruhsal durumu çeşitli doğrultulara yönelebilir bunlardan biri iyimserliktir; karşısına çıkan ödevlerin pekala üstesinden gelebileceğine güvenen çocuk, ödevlerini üstesinden gelinebilir gözüyle bakan bir kişinin karakteri özelliklerini geliştirir. Örneğin cesaret, açık yüreklilik, güvenilirlik ve çalışkanlık gibi özellikler oluşur çocukta. Bunun karşıtı kötümserlik kapsamına giren karakter özellikleridir. Ödevlerini üstesinden gelme yeteneğini kendinde göremeyen çocuğun amacını düşünürsek ruhunun nasıl bir görünüm taşıyacağını tasarlayabiliriz. Böyle bir çocuk da çekingenlik, ürkeklik içine kapanık, güvensizlik gibi özelliklerle güçsüz kişilerin kendilerine savunmada başvurduğu diğer özellikleri rastlanacağı kuşkusuzdur.