Eğer birbirini izleyen sayısız küçük değişimler oluşması olanaksız herhangi bir karmaşık organın var olduğu gösterilebilseydi teorim kesinlikle çökmüş olurdu.
Evrimin böcekten yakın komşulardan birine atlamasını bekleyebileceğimizi ama böcekten doğrudan tilkiye veya akrabaya atlamasını bekleyemeyeceğimizi söylerken kastettiğim şey şöyle anlatayım. Eğer gerçekten rastgele olan zıplamalar gerçekleşiyor olsaydı bir böcekten akrebe zıplama tamamen mümkün olurdu. Aslında akraba zıplama böceklerin yakın komşularına olduğundaki ile aynı ihtimale sahip olurdu.
Eğer böcekten başlayarak çıldırmış bir pire gibi yarım trilyon kere zıplamışsanız tilkiye bir kez varmış olmayı bekleyebilirdiniz. Bütün bunlar bize gerçek evrim konusunda söylediği şey nedir bir kez daha kademeli adım adım değişimin önemini vurgulamaktadırlar.
Canlılar rastlantı eseri ortaya çıkmayacak kadar olasılıksız ve güzel "tasarlanmış" olduklarını görmüştük. Peki öyleyse nasıl var oldular? Yanıt yani Darwin'in yanıtı rastlantı eseri hayat bulabilecek kadar basit ilksel varlıklardan yani basit başlangıçlardan başlayarak kademeli ve adım adım dönüşümler sonucu canlıların ortaya çıktığıdır. Bu kademeli Evrim sürecindeki birbirini takip eden bir değişim rastlantı eseri oluşabilecek basitlikteydi, tabii bu basitlik kendinden bir önceki adıma göreceğiydi. Fakat orijinal başlangıç noktasına kıyasla ortaya çıkan son ürünün karmaşıklığını göz önüne alırsanız bu birikimli adımların oluşturduğu dizinin kesinlikle bir şans süreci olmayacağını görürsünüz. Bu birikimli süreç rastlantısal olmayan hayatta kalma ile yönlendirilmiştir.
Doğal seçilim kör saatçıdır. Kördür çünkü ileriyi görmez, sonuçları düşünüp plan yapmaz, ortada bir amacı yoktur. Ancak doğal seçilimin yaşayan sonuçları usta bir saatçi tarafından yapılmış gibi duran tasarım görünüşleri ile bizi muazzam biçimde büyüler, tasarım ve planlama yanılsaması etkiler.