Efe

Efe
@pianistefe
Kemalist, yazar, vatanperver, milletperver, hürriyetperver, Türkçü ve yarının adamı olmaya çalışan bir Türk genci. (Biraz da LOTR ve Tolkien hayranı)
mustafa kemal atatürk, nutuk.
Puan vermedi·688 syf.·
2024 27. kitabı
Yurdumuzun parçalanıp, işgal edildiği günlerden başlayarak, Türk tarihinde bir dönüm noktası olan İstiklal Savaşı'nı, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunu ve inkılapların yapılışını anlatan Nutuk, siyasi ve milli tarihimizin birinci elden, değerli bir kaynak eseridir. Atatürk'ün kendi el kaleminden çıkan bu eser, yine Atatürk tarafından, Cumhuriyet Halk Partisi'nin 15-20 Ekim 1927 tarihleri arasında Ankara'da toplanan İkinci Kurultayı'nda 36,5 saat süren ve altı günde okunan tarihi bir hitabeye dayandığı için Nutuk adını almıştır. Nutuk yalnız geçmiş devrin hikayesi olarak dünümüzü anlatmakla kalmayıp, yakın tarihimizde alınan ibret dolu tecrübelerle, milli varlığımızın bugününü de yarınına da ışık tutabilen bir değer taşımaktadır. Nutuk, milleti ülkenin geleceğini belirleyecek olan milli birlik ilkesi etrafında bilinçlendirip, kenetlendirerek, milli irade ve milli hakimiyet kavramlarının harekete dönüştürülmesi yoluyla, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kuruluşundan Cumhuriyetin ilanına kadar uzanan başarılı bir tarihi akışın hikayesidir. Nutuk ilk defa 1927 yılında, biri asıl metin, diğeri belgeler olmak üzere Arap harfleriyle iki cilt olarak yayınlanmıştır. Aynı yıl, tek cilt halinde lüks bir baskısı da yapılmıştır. Yazı inkılabından sonra, bu ilk metnin okunması güçleştiğinden, 1934 yılında, Milli Eğitim Bakanlığınca üç cilt olarak yeniden bastırılmıştır. Nutuk, Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Araştırma Merkezince yeniden basılmıştır.
NutukMustafa Kemal Atatürk · Parola Yayınları · 201434,4bin okunma
Reklam
mustafa kemal atatürk'e saygı, cilt 1-2.
Puan vermedi·538 syf.·
2024 24. kitabı
Bir sene evvel Giresun'da eski bir kütüphanede gördüğüm, ardından bir sene boyunca peşinden sahaf sahaf, kütüphane kütüphane koştuğum o eser. Bazı yerlerde basım hataları olsa da gene de "değdi" dedirtiyor kendine. Kitabı uygulamaya ekletende benim zaten. İlk cilt Atatürk'ün hayatı, biyografisi ve O'nun hakkındaki bilgileri içeriyorken, ikinci cilt ise içinde açılışından günümüze Anıtkabir'in anma defterinde kayda geçen her bir kelimeyi tane tane fotoğrafları ile beraber barındırıyor. İki önemli eser, bulup alabilirseniz şanslısınız.
Mustafa Kemal Atatürk'e SaygıAhmet Ömer Kibar · Atatürkçü Düşünce Kültür Yayınları · 20072 okunma
Puan vermedi·352 syf.·
2024 10. kitabı
Süleyman Askeri Bey... Tarihimizin pek bilinmeyen, bilinse bile hikayesi pek bilinmeyen ve tarihimizin arka vitrininde kalmış kahramanlarımızdan birisidir. Garp Cephesi Kumandanı ve II. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, onu tanımlarken "ölünceye kadar ateşli ve hareketli kalmış olan" ifadesini kullanmıştır. Harbiye Mekteb'inden, Abdülhamid Mahkemelerinden başlayan; Makedonya'ya, Tunus'a, Trablusgarp'a, İran'a, Kafkasya'ya, Irak'a, Dağıstan'a, Türkistan'a, Gürcistan'a, Rusya'ya ve Avrupa'ya kadar uzanan dalgalı, hareketli, ihtiraslı ve hayal ufuklarından sınır tanımayan değerli ve üstün bir neslin önemli temsilcilerinden biridir Süleyman Askeri Bey. Süleyman Nazif'in deyimi ile ise O'nun Şuaybe'de ki mezarı, Türklerin ebedî olarak yıkılmayacak istihkâmlarından biridir. -aynı konuşmanın benzerini, kaymakam kemal bey'in idamının akabinde definden önce konuşma yapan hakkı bey, "kemal'in mezarı, her türk'ün kıblegâhıdır" diyerek yapmıştır- Ha bu arada, ufak bir bilgilendirme: Mustafa Kemal Atatürk'ün kayınbabası, yani eşi Latife Hanım'ın babası Uşakizâde Muammer Bey, İTC'nin İzmir şubesine Doktor Nâzım ve Süleyman Askeri Bey aracılığı ile üye edilmiştir. Devam edelim.. Ümit, heyecan, karar gücü, ihtiras ve hayat ufkunun genişliği.. Süleyman Askeri Bey bu duyguları hayatının her noktasında dorukla yaşamış, çoğu isim tarafından köhne vatan toprağı denen Trablusgarp'a ha deve, ha yalın ayak binlerce kilometre yol aşarak gitmiştir. Süleyman Askeri Bey, bizim gibi sıradan bir hayat yaşayamadan; vatanı için vatanından başka bir sevgiyi kalbine koyamadan bu dünyadan geçip gitmiştir. Bu kahramanı daha yakından tanımamıza vesile olan Süleyman Tekir'e sonsuz sevgilerim ve saygılarımla. Naaşını Âbide-i Hürriyet tepesinde görmemiz, kumandanı Enver Paşa'nın kabir komşusu olması dileğiyle..
1000Kitap
Süleyman Askerî BeySüleyman Tekir · Kronik Kitap · 0234 okunma
halil inalcık, atatürk ve demokratik türkiye
Puan vermedi·240 syf.·
2024 16. kitabı
Klasik bir Halil İnalcık baş yapıtı. Muazzam bir eser. Altını çizmediğim sayfa yoktur. Atatürk devrim ve inkilâplarını en iyi yorumlayan tarihçilerin başında gelir. Atatürkçülüğü yüz elli yıllık bir tarihî gelişimin son ve radikal ifadesi olarak değerlendirmiştir. Eser de hilafet, inkilâplar, devrimler, ülkenin modernleşmesi ve modernleşme problemleri ve ülkenin Osmanlı'dan kalma eski kumaşı atıp, üzerine yeni bir kumaşı nasıl özenle diktiğini ve yabancı tarihçilerin Atatürk devrimlerine dair yorumlarını mekik dokur gibi işlemiştir. Eseri alırken, bir biyografi olmadığını bilin. Bilakis eser de: sosyoloji, siyaset, hars, medeniyet ve bir çok alan farklı tarihçilerin ve yazarların yorumlarına dayanarak işleniyor. Ziya Gökalp'in fikir ve düşünce dünyasını da net bir şekilde öğrenebilirsiniz. Ek olarak Halil İnalcık, Türk tarihinin en büyük sorununun doğuyu ve batıyı da anlamamak olduğunu vurguluyor. Ve bu eserde de tam olarak bunu çözmeyi amaçlamış. Demem odur ki; kitabı okurken sadece Türkiye'yi değil, yüzyıla damgasını vurmuş fikir ve düşünürleri; garp ve şark harslarını ve medeniyetlerini okuyacaksınız. Dediğim gibi, bir baş yapıt. Okunmalı, öğrenilmeli, araştırılmalı.
1000Kitap
Atatürk ve Demokratik TürkiyeHalil İnalcık · Kronik Kitap Yayınları · 20201,272 okunma
Selim Erdoğan, Hain: Mezarıma Tükürecekler!
Puan vermedi·384 syf.·
2024 18. kitabı
Belki de hayatımda okuduğum en iyi roman. Akıcı ve sade. Selim Erdoğan (Hidrojeolog)'ın kalemi, -kendi söyleyişinde alıntıladığı- "Kuvva bire kadar kırılmadıkça bu memlekette umut tükenmez." lafının sahibi Kemal Tahir'e çok benziyor. Esere gelecek olursak.. Eser, eski bir İttihatçı ve emekli bir asker olan Ahmet Muhtar'ın; vatanın düştüğü durumdan, bir zamanlar vatan için sırt sırta Makedonya Dağları'nda beraber çarpıştığı can kardeşlerini ve silah arkadaşlarını sorumlu tutmasıyla başlıyor. Ahmet Muhtar, kumandan olarak bildiği Enver Paşa'nın kendisini kandırdığını düşünüp, eserin tamamı boyunca da bu "kandırılma" korkusunu yaşamıştır. Kendisi her ne kadar İttihatçı olduğunu inkar etse de, karakter olarak tam bir İttihatçıdır. Sinirli, asabi, korkusuz, sözünü esirgemeyen fakat sevdiğine gelince de bir o kadar şefkat yürekli... "Vatanı için bir insan neyini verebilir ki?" sorusunun en uç örneğidir Ahmet Muhtar. Kurtuluş Savaşı tarihimizde de Ahmet Muhtarlar çoktur. Mustafa Kemal Atatürk'ün pek bilinmeyen özelliklerinden biri, iyi bir istihbaratçı olmasıdır. Bu eserde de, saygı değer Selim Erdoğan (Hidrojeolog) bahsettiğim "istihbaratçı" kişiliğini de çok güzel işlemiş. Ahmet Muhtar, öfkesi ve korkusuz oluşuyla tipik bir İttihatçıyı; annesi Feride Hanım yıllarca cepheden gelecek bir kara haberin korkusuyla yaşayışıyla ve oğlunun üstüne toz kondurmayışıyla o dönemin tipik Türk anasını; abisi Osman Nuri vatanı için hem cellâd hem cerrah oluşuyla tipik bir Türk vatanperverini; Eyüp Binbaşı, harbin en zor zamanlarında bile "Hiç şüphesiz muvaffak olacağız!," diyişi ve ufku sınırsız bir subay oluşuyla o dönemin tipik vatanperver bir Türk zabitini; Köselerin Sadık, yardımsever oluşu, gâzi oluşu ve şivesiyle tipik bir Anadolu evlâdını simgeler. Kitabı detaylı okursanız, Selim Erdoğan (Hidrojeolog)'ın kitapta yazdığı karakterler
HainSelim Erdoğan (Hidrojeolog) · Kronik Kitap · 2025513 okunma