"Hayat seni öyle bir noktaya getirir ki kendini sevdiklerinle savaşırken ve nefret ettiklerinle sevişirken bulursun. Üzülürsün. Pişman olursun. Sonra biraz zaman geçer ve tersinin bu dünyada işlemediğini anlarsın." Diyor Hakan Günday, Piç romanında. Livaneli bunu şöyle ifade etmiş: “Sevişirken iç içe geçen, solukları karışan, birbirine en yakın hale gelen insanların, sonradan bu kadar yabancılaşmasına, hatta can yakmaya çalışmasına hep hayret etmişimdir. Önce en büyük haz, sonra en büyük can yakma, ne tuhaf.”
Bu böyledir. Sevgi, nefrete en yakın his. “Senden nefret ediyorum çünkü zamanında seni çok sevmiştim, her şeyden çok sevmiştim.” Sevgi ve nefret arası çok ince, kıldan ince bir çizgi. Neresinde duracağını zaman tayin eder insanın. Ve evet, her büyük sevgi mutlaka nefrete dönüşür.