Spoiler! (Sayfa 200)
Puan vermedi·224 syf.·
2026 3. kitabı
Dünya üzerindeki yaşıtlarının yarısı gibi "Tanrı var mı, yok mu?" sorusunu hiçbir zaman sormamış olan piçler, Tanrı'nın var olduğunu bilir ancak ona inanmaz ve kulları olmayı reddederler. Tanrıtanımazların aksine Tanrı'yı bilir ama tanımazlar. Tanrı'nın yaratıklarını hatalı bulurlar. Tanrı'nın çalışma tarzını beğenmezler. Dolayısıyla O'nunla hiçbir ilişkilerinin olmasını istemezler. Tanrı'nın varlığını bilen ancak ona isyan etmiş Şeytan'la da hiçbir benzerlik ve ilgileri yoktur. Çünkü piçler güvenmedikleri Tanrı'ya karşı savaşmazlar. Piçler ve Tanrı birçok konu hakkında farklı düşünür. Ancak piçler bu görüş ayrılığını kine dönüştürecek kadar konuyu önemsemezler. Oysa Tanrı'nın bu olgunlukta olduğunu düşünmez ve kendilerinden nefret ettiğini bilirler. Ancak Tanrı'nın adlarına biçtiği hiçbir cezanın vereceği acının kendilerine ısmarladıklanndan daha koyu olamayacağını da bilirler. İki ayağı üzerinde sürünen hayvanlar olarak cehenneme sadece bronzlaşmak için gideceklerinden emindirler. Aynca, sadece İslam dininde bile doksan dokuz adı olan bir varlığın çok kalabalık olduğunu düşünür ve layık oldukları mutlak yalnızlığın Tanrı'nın evrenini reddetmekten geçtiğine inanırlar. Ruhlarını yaratmış olduğunu bildikleri halde Tanrı'nın beceriksizliğine ortak olmamak için O'nu umursamaz, aralarına almaz ve kendileriyle oynatmazlar. Yaratılmış evrenin içinde bir araya getirilmiş insan, dünya ve hayatın hiçbirini heyecan verici bulmayan piçler, "Hayatın anlamı nedir?" olan insanlığın temel sorusunun yanıtını merak etmez ve aramazlar çünkü hayatın anlamının da en az hayatın kendisi kadar aptalca olduğunu bilirler. Sorunun yanıtının iyilik, sevgi, aşk, dostluk, inanç gibi insani erdemlerden biri olabileceği ihtimaliyle alay ederek zaman geçirirler. Çünkü Tanrı, insan, dünya ve hayatı
PiçHakan Günday · Doğan Kitap · 201911,6bin okunma
Piçlik Bir Soy Değil, Seçimdir
8/10
·224 syf.··
2026 6. kitabı
Kitaba geçmeden önce yine okura küçük bir parantez açmak istiyorum. Hakan Günday’ın önceki romanlarını okuyup Piç’i daha zayıf bularak düşük puan verenleri kısmen anlayabiliyorum. Evet, Kinyas ve Kayra ya da Daha’nın gerisinde kalan bir metin. Buna itirazım yok. Ama başka incelemelerde sıkça rastladığım ve asıl tuhaf bulduğum şey şu: Yeraltı edebiyatıyla hiçbir bağı olmayan, bu dili ve dünyayı açıkça sevmeyen okurların ısrarla bu tür kitaplara yönelip ardından hayal kırıklığı yaşaması. Günday’ın Piç’te kullandığı kavram, günlük hayatta akla gelen anlamıyla örtüşmüyor. Buradaki piçler, babası belli olmayanlar değil; babalarına ve annelerine ihanet edenler. Ailelerine, kökenlerine ve onlardan devraldıkları her şeye sırt çevirenler. Bu ebeveynler hayata doğal sebeplerle veda etmez; onları öldüren şey üzüntüdür. Roman, maddi olarak hiçbir eksiği olmayan dört gencin, tamamen kendi iradeleriyle düzenin dışına çıkma hikâyesini anlatıyor. Aileyi, otoriteyi ve toplumsal kabulleri reddeden bu karakterler, aylaklığı bilinçli bir tercih hâline getiriyor. Kimlik arayışları ilerledikçe nihilizme ve anarşizme savrulan bu dört arkadaş, aslında sistemle değil, en çok kendileriyle savaşıyor. Hakan Günday, alışıldık şekilde sert, rahatsız edici ve filtresiz bir dil kullanıyor. Bu nedenle Piç, yazarla tanışmak için doğru bir başlangıç değil. Günday okunacaksa, bu kitapla değil; daha sarsıcı ve daha güçlü metinlerle başlanmalı.
PiçHakan Günday · Doğan Kitap · 201911,6bin okunma
Reklam
Puan vermedi
Kitap yaşadığı dönemdeki yozlaşmayı bütün gerçekçiliğe anlatıyor. Sosyolojik olarak toplumun gerçeklerini yansıtıyor. sadece isminden dolayı önyargılı bakabilirsiniz , belki de cazip gelebilir. bir romandan çok fazlasıdır. Çok yönlü ve farklı düşüncelere ufuk açar. Bence kesinlikle okumaya değer bir kitap
Papazlar, Fahişeler ve Piçler 1Yosif Kalinikov · Akyüz Yayınları · 200422 okunma
"Piçler açtı. Piçler kirliydi. Ter, toz ve çamur kokuyorlardı. Üşüyorlardı. Ama gülüyorlardı" Hakan Günday'ın Kinyas ve Kayra, Azil ve Ziyan'dan sonra okuduğum dördüncü kitabı. Dürüst konuşmak gerekirse bu üç harika kitaptan sonra beklentimi karşılayamadı. Bana biraz sanki yeraltı olmak için kendini zorluyormuş gibi geldi. Okurken baktım ilerlemiyor yarım bıraktım. Ama bir gün tekrar okuyacağım. Belki şu an ki bana değil, gelecekteki bana hitap edecektir. Kitapta bıraktığım yere kadar çizdiğim alıntıları paylaşacağım.
PiçHakan Günday · Doğan Kitap · 201911,6bin okunma
Maskeler Olmadan Dönüştüğümüz Piçler
8/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2025 47. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 26 Ekim 2025 12:41
Kitabı geçen hafta bitirdim ama ne yazacağıma bir türlü karar veremedim. Belki de bu adamları, içimizde taşıdığımız bir dirhem piçlikle anlamaya çalışmalıyız; yoksa bu beyinleri anlamak mümkün değil. Bir gün birine tak edecek de dönecekler bu yaşamdan diye beklerken, rüya içinde rüya gibi dibe batışı okumak…Yazarın, okuyucuya sessizce “gerçekliğin dünyasına hoş geldiniz” deyişi gibiydi. “Piç”, anlamlandıramadığımız olaylar karşısında ön yargılarımızı tetiklerken; bu dört adamın birbirine bu kadar yakın olup, bir o kadar da farklı düşünce yapılarını eleştirilme korkusu olmadan konuşabilmeleri mi onları yakınlaştırdı? Yoksa “Bu dünya henüz bizim standardımızda değil, hiçbir zaman da olmayacak” düşüncesi mi onları savurdu, bilinmez. Hepimiz kendimizden bir parça ile anlamaya çalışırken, sorgularken, piçleri öldürdüğümüze aldırış bile etmeden… Kaldırıma sıçrayan çamura küfredip yolumuza devam edeceğiz. “Piç”i okumak değil de, yazara cevap vermek isteseydim son sözlerim şunlar olurdu: Dünyanın beni, benim de dünyayı anlamadığımı ve lanetlediğimi düşünecek -ve bunu söyleyecek -bir piç olarak yaşamaya devam edecek cesareti kendimde göremiyorum.
PiçHakan Günday · Doğan Kitap · 201911,6bin okunma
9/10
·580 syf.··
2025 44. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 08 Eylül 2025 16:29
İlk olarak konusuna ve kitabın gidişatına bayıldım. Kitap bir hırsız çetesini anlatıyor ama özellikle hikâyenin ana konusu olan "Centilmen Piçler" diğer hırsızlardan farklı olarak sıradan yan kesicilikten ziyade zekice ve detaylı planlarla , böyle olabilmek için taa küçüklükten eğitim alıyorlar, tam anlamıyla büyük vurgunların çetesi oluyor. İlk başta olaylar daha çete odaklı ilerlese bile devamında bu daha çok Camorr şehrini ilgilendiren meselelere doğru kayıyor ve ben ilerleyen kitaplarda bu şekilde devam edeceğini düşünüyorum. Karakterlerin oldukça gerçekçi olduğunu belirtmeliyim; yazar hırsızlıkların ve çetelerin olduğu, karakterlerin genelinin yetim ve sokaklarda yaşadığı gerçeğini göz ardı etmeyerek ona göre diyaloglarla davranışları ayarlamış ve bu da kurguyu daha da güzelleştiriyor. Genel olarak çok güzeldi bir tek puan kırmama sebep olan şey yazarın bir anda olayla alakasız bir şekilde 'ara' diye adlandırılan bölümler ile karakterlerin çocukluklarına, eğitim aldıkları döneme geçiş yapması bence biraz kitabın temposunu bozuyordu. Tercihen bu olayları anlatmak istiyorsa bölüm içlerinde laf arasında bahsini geçirebilirdi veya en baştan bu olayları yazabilirdi, dediğim gibi bir olay yaşanırken alakasız bir biçimde bölümü bölüp tempoyu bozması iyi sayılmaz :/.
Locke Lamora'nın YalanlarıScott Lynch · İthaki Yayınları · 20201,364 okunma
Reklam
Reklam