Dehşetle yudumluyor düşen çiğ damlalarını
Cümle sonundaki nokta hükmünde karıncalar.
Ağır ağır ilerliyorlar; uzaktan.
Öyle görülüyor ki, şu canlılar telaşesi
Bir tıksıran tetiğe bastıran güçsüz parmaklar gibi
Hem yılgınlığı
Hem öfkeyi fıkırdatıyor
Kara topraklar üzerinde.
Çünkü ne zaman, bayatlığını haykırıversek
Şu çapsız yerde, şu piçler içerisinde
Öyle diyorlar, değilsin adam, değilsin erkek.
Değilmişiz hiçbir şey.
Kara-köpekler,
Kara-domuzlar,
Kara-iblisler,
Kara-onursuzlar sizi.
Şangırdıyor ayaklarımdaki çürüyen prangalar
Ki, boynunuza tek darbe indirmek için
Çok zamandır, hasretle yanıp tutuşan da o.
Ölüm haykırıyor parmak uçlarım,
Ölüm gibi giriyor parmak uçlarıma hayat,
Ölüm, öyle diyor içerimden, ta içerimden:
Şu adamlar,
Teker teker
Sallandırılmalı.