“Sen beni de öldüreceğini söylemiyor muydun?“
“Başta söylemiştim. Sonra seni tersinden öldürdüm. Seni kalbimde doğurarak öldürdüm. Dünyada sevdiğim tek insan sensin, Portuga . Tek arkadaşım sensin. Bana kart ,gazoz ,şekerleme ya da misket veriyorsun diye değil…
Yemin ederim, doğruyu söylüyorum.“
“ Olsun, onu öldüreceğim .”
“ Ne diyorsun evladım sen, babanı mı öldüreceksin ?”
“Evet, öldüreceğim. Çoktan başladım bile. Öldürmek derken öyle Buck Jones ‘un tabancasını alıp dan diye öldürmeyi kastetmiyorum. Öyle değil. Kastettiğim onu kalbimde öldürmek. İyiliğini istemekten vazgeçmek. Derken bir gün ölüp gidecek.“