“Uç ,küçük kuşum. İyice yükseklere uç. En yukarılara çık ve Tanrı’nın parmağına kon. Tanrı seni başka bir çocuğa götürecek ve nasıl bana güzel şarkılar şakıdıysan ona da şakıyacaksın. Hoşça kal, güzel kuşum”
Müthiş haksızlığa uğradığımı düşünüyordum .Üstünde İskoçyalı meleklerin resmi bulunan içki şişesi aklıma gelmişti .Lala “Şuradaki aynı ben “demişti. Glóría başka bir meleği sahiplenmişti . Totoca da meleklerden birini seçince bana ne kalmıştı? Ben de resmin en gerisindeki kanatları bile doğru düzgün görünmeyen melek olmuştum. İskoçyalı dördüncü melek yarım yamalak bir melekti ... Her şeyde sonuncu olmaya mahkûm dum .Büyüdüğümde onlara günlerini gösterecektim .Amazon Ormanları’nın bir kısmını satın alacaktım ve göğe değen bütün ağaçlar benim olacaktı .Bir dükkan dolusu melekli şişe satın alacak ,kanatların ucunu bile kimselere vermeyecektim.