Gökçen

Gökçen
@piglet_
Erkek düşmanlığının belki bir hedefi var ancak nerdeyse hergün, kurbanlarını abaküs sayar gibi saydığımız ölümcül bir bilançosu yok. Ne kimsenin canına kastediyor ne kimseyi yaralıyoruz; hiçbir erkeği meslek sahibi olmaktan, tutkunlarının peşinden gitmekten, istedikleri gibi giyinmekten, hava karardıktan sonra sokaklarda dolaşmaktan, kendini keyfine göre ifade etmekten alıkoymuyoruz. Olur ha biri böyle bir şey yaparsa da bu, hetero-ataerki kapsamında, yine bir başka erkek oluyor.
Sayfa 51 - Mundi Kitap
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Öncelikle, sesimizin davamızın meşruiyetini zedeleyecek kadar çok çıktığını iddia eden ve çoğunluğu erkek olan bu insanların onayını almamıza gerek var mı gerçekten? Erkek düşmanlığımız bizi, öfkemize tahammül edemeyen erkeklerden uzaklaştırıyorsa onların zahmete değdiklerini söyleyebilir miyiz? Çabalarımızı hak ediyorlar mi sahiden? Onlarla ilişkimizin neden yanlı olduğunu, ayrıcalıklarının neden yerle bir edilmesi gerektiğini duymayı kabul eden, tüm erkeklerin kokuşmuş olduğunu söylediğimizde kartal çığlıkları atmayan erkekler de yok değil. Onlar meseleyi idrak etmiş durumda, hatta bizimle aynı fikirde. Bizim asıl müttefikimiz onlardır işte, feminizm sahnesinde öne geçmeye çalışırken bize dirsek atanlar ya da sorunlu davranışlarına dikkat çekmemize tahammül edemeyenler değil.
Sayfa 39 - Mundi Kitap
Erkek düşmanlığından rencide olmak, ondan ötekiler gibi ve bir o kadar ayıplanası bir cinsiyetçilik yaratmak ise (sanki cinsiyetçilik ayıplanıp cezalandırılıyormuş gibi), cinsiyetçi boyunduruğu sistematik bir fenomen haline getiren ve dayanağını tarih, kültür ve otoritelerden alan mekanizmaları kötü niyetle halının altına süpürmekten başka şey değil. Bu, erkeklerden nefret eden bir kadının, kadınlardan nefret eden bir erkek kadar tehlikeli olduğunu ve hissettiklerini -ister düşmanlık ister küçümseme ister kuşku olsun- hissetmeye hiçbir nedeni olmadığını iddia etmektir. Doğru ya, insanlık tarihinde bir erkeğin bir kadına zarar verdiği görülmüş müdür? Hatta daha açık olursak, erkeklerin kadınlara hiç zararı dokundu mu ki?
Sayfa 14 - Mundi Kitap