Pál Sokağı Çocukları Hakkında
9/10
·235 syf.··
2024 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2024 03:15
Kayboluyoruz yavaş yavaş. Çocuk olarak kalamıyoruz sanki. Hadi biz büyüdük. Yeni nesil neden çocuk gibi değil. Neden ellerde hep bir cihaz. Üstündeki giysiler hep on yirmi yaş büyük. Neden duyamıyoruz birbirimizi. Neden aynadaki görüntümüz dahi bize yabancı geliyor. Oysa ne güzel çocuklardık. Birbirimizi çok severdik. Sabah kalkardık, okula giderdik dersler umrumuzda olmazdı. Çocuktuk akıl erdiremezdik. Hırsız-polis oynardık, seksek çizer zıplardık, ip atlardık, Ocak Şubat oynar yanardık; topaçlar, bilyeler, poşetten yaptığımız uçurtmalarımız vardı. Taşlarla oluşturduğumuz kaleler yüzünden araç sahipleriyle hep tartışma içinde olurduk, kutu kutu pense oynar elmalar yerdik, kaleye mum dikerdik ya, yerden yüksek oynardık. Akşam babamız eve gelirdi elinde Hüptrik, Cino,Piko olurdu. Çok mutlu olurduk, yemeğimizi yer uyurduk. Sonraki günlerde hep aynı maceralar bizi beklerdi ama her gün farklı heyecanla. O kadar çok kendimi gördüm ki kitapta. Özellikle Nemecsek'te. Bizim mahallenin çocuklarını gördüm her bir karakterde. Bizim de Arsamız vardı. Kışın kardan adamlar yapardık, kendimizi karın üstüne atardık. İlkbaharda papatyalar, gelincikler açardı toplar annemize verirdik. Ee yazın sıcağında mahalle maçları olurdu, kazanan bir hafta Arsada oynardı. Kavgalar çıkardı Arsa için. Annemler bir piknik paketi hazırlardı oraya götürür, yer içerdik. Oynardık Arsamızda kot pantolonlarımız çimenlerin yeşili olurdu azar işitirdik. Her yanda bir ufak çukur vardı bilyeler için. Sonra bizi kopardılar Arsamızdan. Kültür Merkezi, kapalı pazar bir de koca binalar dikip ufak bir site yapacaklarmış. İstemedik karşı çıktık. Küçüktük. Kimseye söz geçiremedik. Koskocaman arsamızdan bize sadece dar bir sokak kaldı. İnanabiliyor musunuz bir araba bile zor gidip geliyor artık. Kaldı ki çocuklar maç
Pal Sokağı ÇocuklarıFerenc Molnar · Yapı Kredi Yayınları · 202536,2bin okunma
10/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2023 157. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 11 Ağustos 2023 12:04
"Doğduğumda bir paslı iğne tutuşturmuşlar elime. Al demişler, bununla kendi kaderini işle. Batmıyor, yürümüyor, ellerimi deliyor, parmaklarımı kanatıyor. Tutup dişlerimle çekmeyi deniyorum bazen, dilimin ucuna paslı bir tat yapışıyor. Gergef gümüş, kumaş ipek ya, iğne paslı olunca pek bir kıymeti olmuyor. Bana paslı iğne veren hayat, başkasına piko makinesi hediye etmiş. Her şey otomatik, bilgisayarlı düzenek. Yukarıdan iki tuşa basıp deseni seçiyorsun, aşağıda makine tıkır tıkır işliyor kaderi. Sen daha ipliği igneye geçirmeden o bitirmiş, paketliyor işi."
Göçüp Gidenler KoleksiyoncusuŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202413,2bin okunma