Hakikaten, bizim bu atalarımız, ‘insan cinsinin bilmezliği ve yanılabilirliği düşüncesi içinde hareket etti’ ve düşündü ve mesela, bir malın adil bir şekilde satılabileceği kati matematiksel fiyatın yalnızca Tanrı tarafından bilindiğini, çünkü bu fiyatın herhangi bir kimsenin bilebileceğinden çok daha fazla sayıda şartlara bağlı olduğunu, bu sebeple adil fiyat’ın belirlenmesinin piyasaya bırakılması gerektiğini ileri sürdü.