Werther'in bilinmez yolculuğuna uzanan o karmakarışık duyguları, Goethe'nin kaleminden çıkmasa bu kadar derinden betimlenemezdi. Okumaya başlarken tek, bittiğinde paramparça olabilirsiniz.
Tereddüt etmeyi bilmeyen bir eyleme geçme kararlılığı kördür. Ne kendi gölgesin görür ne de kendinin başkasını. Tereddüt kendi içinde olumlu bir edim değildir elbette. Ama eylem açısından kurucu önemdedir. Eyleme geçmeyi emekten ayıran şey bir eylem fazlalığı değil, duraklama yetisidir.
Eylemde bulunan özne, eylemlerinden geri duran şeyi dert edebilmelidir: "İster bir şey olsun, ister insan veya bir tanrı, herhangi bir şeyi deneyimlemek o şeyin başımıza gelmesine, bizle buluşmasına, bize temas etmesine, bizi altüst etmesine ve dönüştürmesine izin vermektir."