Anne toprağı, üzerinde en çeşitli şeylerin bir arada yetişip gelişebildiği verimli bir toprak olmalıydı, ama üzerinde büyük bir sevgi güneşinin bereketini yaydığı bu narin ot bahçesiyle başa çıkabilmek zaman zaman epey çaba gerektiriyordu mutlaka.
başka bir zaman olsa kocasının isteğine uyar, içeri girerdi. alışkanlıkla yerine getirirdi arzusunu; dayatmacı isteklerine zoraki boyun eğme ya da itaat etme hissiyle değil, hiç düşünmeden yürür, hareket eder, oturur, ayağa kalkar gibi payımıza düşen hayatın gündelik çarkında akıp gider gibi.