Ya benimle alay ederlerse diye tasalanmayacak kadar cesaretiniz olsa neleri başarırdınız bir düşünün. Ya topluluk önünde rahatça konuşabilecek cesaretiniz olsa? Aileniz, arkadaşlarınız tarafından dışlanmaya aldırmayacak kadar cesaretiniz olsaydı ve kendi bildiğiniz yolda ilerleseydiniz nasıl olurdu hayatınız?
Değişimden, koşulları değişmesinden hatta belki de başarıdan korkmasaydınız nasıl bir hayat kurardınız kendinize?
Sadece hayatı keşfedecek cesaretiniz olsun. Kendi yarattığınız korkularla yüzleşecek ve bunlardan özgürleşecek cesaretiniz olsun.
Başaramayacağınız düşüncesi reddedilme korkunuzu, kaybetme korkunuzu, yalnız kalma korkunuzu besler ve atılım yapmanızı engeller.
Kendi hedeflerimizi oluşturup, bu doğrultuda ilerlemek ve yaptığımızdan zevk almak yerine, saman kadar olsun tat vermeyen "güvenli" işimizde kalmayı sürdürürüz. Bizi ne zihnen ne ruhen tatmin eden ilişkimize sımsıkı yapışır kalırız. Hayatımızda tutkudan eser yoktur ama "hiç yoktan iyidir" ve en güzeli de alıştığımız gibi "güvenlidir."