Unutulanlar ve bilinmeyenler arası bir kaçış hikayesi
Bir sabah hafısanızda büyük bir boşlukla uyandığınızı hayal edin...
Ece için hayat artık geri dönülmez bir yolculuğa dönüşmüştür. Onun için hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Anımsadığı tek şey annesidir. Anıları silinmiş, annesinin izleri sonsuz karanlıkta kaybolmuştur. Ece, annesinin izini sürerken kendini zamanın gölgeli geçitlerinde ve karanlık sırlarla dolu bir kaçışın içinde bulur. Bu süre içerisinde tek güvendiği ve destekçisi olan sevgilisi Çağatay'dır. Giderek büyüyen sırrın derinliklerinde ikisi birden kaybolmak üzeredir. Gerçekliğin ve yaşamın sınırlarında yaşanan bu yolculukta aşk ve tehlike iç içedir.
Geçmişin gölgelerinden kaçmak mümkün müydü? Gerçek dün müydü, bugün müydü?
(SPOİLER İÇERİR)
Akıcı, duyguların yoğun olduğu ve kafa karıştırıcı bir kitaptı. Sakin bir hayat süren Ece'nin bir sabah farklı bir hayatta uyanmasıyla başlıyor hikayemiz. Sonrasında yeni hayata adapte olması ve bir gün aniden adapte olduğu hayatın elinden alınmak istenmesiyle devam ediyor. Kitabı okurken aklıma hep Yıldızlararası filmi geldi. Eğer Yıldızlararası'ı sevdiyseniz mutlaka okunması gereken bir kitap. Sezin o kadar güzel işlemiş ki her şeyi. Her karakterin farklı bir aurası var. Özellikle Çağatay Kalaycı (Lütfen böyle bir insan çıksın karşımaaaa)... Tolganın nasıl biri olduğunu tahmin ediyordum ama sonu böyle olacağını gerçekten tahmin etmiyordum. Ve bitiş kısmı beni yaraladı. Devamında ne oldu bize bırakılmış büyük ihtimal. Çağatayın bir evrende de olsa ünlü bir basketbolcu olmasına çok sevindim. Ama Ece'nin başka bir evrende çağatay ile olamamasına çok üzüldüm. Evli olup geri dönmek aşırı sinir bozucuydu. Neyse kısaca kitap mükemmeldi. Paralel evrenler konusuna ilginiz varsa okumanız tavsiye edilir. Sezinim eline