"Artık her şeyi anlıyorum. Neyin yanlış olduğunu ve nasıl düzelteceğimi anlıyorum. Kontrol edebilirim, ama aynı zamanda koruyabilirim de. Hayat kurtarabilirim. Bu dünyayı olması gerektiği şekle getirebilirim ve bunu gördüklerinde, artık benden korkmayacaklar."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Benden korkuyorlar, bunu biliyordum. Bildiğim şeyden, kontrol ettiğim şeyden, yapabileceklerimden korkuyorlar. Acınası, işe yaramaz bir şekilde beni yakalamaya çalışıyorlar. Beni silmeye. Sanki ben hâlâ bir şeymişim, temizlenebilecek ayrı bir bireymişim gibi. Sanki bütün sistemleri değilmişim gibi, sanki her birinin içinde değilmişim gibi."
"The truth of course is that if people really were as happy as they look on the Internet, they wouldn’t spend so much damn time on the Internet, because no one who’s having a really good day spends half of it taking pictures of themselves. Anyone can nurture a myth about their life if they have enough manure, so if the grass looks greener on the other side of the fence, that’s probably because it’s full of shit. Not that that really makes much difference, because now we’ve learned that every day needs to be special. Every day."
"Nasıl olur da akla hayale gelmeyen şeylerin sürekli olduğunu unutacak kadar aptal olabilirdiniz? Sizin başınıza geldiğini. İşte o yüzden ne yapmanız gerektiğini tamamen bilmelisiniz: her zaman ne yaptığınızı, ne yapmak zorunda olduğunuzu. Hiçbir şey. Çünkü gerçeklik var olmak için sizin izninize ihtiyaç duymaz; yarın doğmak için onayınızı istemez..."