Bazen içten bir duaya başlarken içi şükretmek, sevmek isteğiyle doluyordu, ama duaya başlar başlamaz başka şeye atlıyor, dalıyor, duayı da, neden yarıda bıraktığını da unutuveriyordu.
Ziyafetler, gezip tozmalar, arabalar, rütbeler, buyruk kulu uşaklar öyle önemli bir ihtiyaç sayılır ki, uğruna hayat, onur, insanseverlik her şey feda edilir. Bunları sağlayamayınca kendine kıyanlar bile olur.
"ihtiyaçların giderilmesi konusunda hiç çekinme, hatta isteklerini alabildiğine arttır!" Bugün herkesin dilinde bu var, özgürlük böyle anlaşılıyor. İhtiyaçları alabildiğine genişletmek hakkı neler doğurur? Zenginleri yalnızlığa ve manevi çöküntüye, yoksulları kıskançlığa, suç işlemeye götürür.
Ellerinde bilim var; ama maddeden başka şey tanımayan bilim... İnsan varlığının en soylu yanı maneviyat inkâr ediliyor; zaferle, hatta nefretle reddediliyor.