Aslyy

Aslyy
Kendinize depresyon yada itibar kaybı teşhisi koymadan önce çevrenizdeki insanların aşağılık olmadığından emin olun!
Maliyeci / Öğretmen
Ankara
22 Şubat 1993
163 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı
"Ayna," dedim fısıltıyla. "Buyurun benim," dedi. "Ayıp olmuyor mu ayna?" dedim, "Bizi burada yanlış pozisyonda, dış kapının mandalı gibi gösteriyorsun. İlgisiz, alakasız, yabancı ve arkasında koridor boşluğu duran ve hani geri dönüp o boşluğu kat ederek, daire kapısına yönelebilecek ve hatta yönelmesi gerek biri gibi. "Nasıl görünmek isterdin?" dedi. Bu tavır, bu kendinden çok fazla emin, ukala tavır beni öldürürdü. "Ayna," dedim, "seni bölük bölük bölerim." "Denememeni tavsiye ederim," dedi, "bölünerek çoğalırım ve çoğaldıkça fazla suret veririm, hoşuna gitmez
Sayfa 36
Edebiyat
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Fakat müzeyyen, seninle bir olurumuz yoktu. Ben olmazlara rağmen sevdim
Edebiyat
Şimdi ibadetten, tövbeden başka çare yok.
Sayfa 319
Eğitim
Puan vermedi·296 syf.·
2020 48. kitabı
Halide Edip Adıvar'ın Sinekli Bakkal'ı, çok iyi başlayan ama bir şeyler kanıtlamak kaygısının başladığı yerde başarısını yitiren bir roman. Olayların ilk yarıdaki doğal gelişimi, çatışmaların yarattığı gerilim ve dramatik sahneler ikinci yarıda silinip giderken yerini Rabia ile Peregrini arasındaki zorlama ve yapay ilişkinin gelişimine bırakınca roman hızını ve canlılığını kaybediyor. Romanda Doğu ve Batı'nın birbirini reddeden kavramlar ve değerler topluluğu olmadığı ve bunların belirli noktalarda birleşebileceği esası üzerinde durulur. Genel olarak romandaki olaylar Sinekli Bakkal semti ile Selim Paşa'nın konağında geçer. Birbirinden ayrı ve o zamanlar çok uzak olması gereken iki sosyal tabakayı Rabia birbirine bağlar.İyi giden roman, bir yerden sonra roman kahramanlarından Rabia ve Peregrini'nin aşkına odaklanmakta. Ancak iyi işlenmemiş bu ilişki, bana göre, romanın en zayıf yönü. Yazarın amacı belli: Doğu'yu temsil eden Rabia'yı, Batı'yı temsil eden Peregrini ile evlendirerek bir Doğu-Batı sentezine ulaşmak. Ancak romanın sonlarında Peregrini'yi Müslüman yaparak bu işin kolay tarafını seçiyor. Peki Peregrini din değiştirecek kadar ne zaman sevdi Rabia'yı? Halbuki Rabia'nın çocukluğunu bilecek kadar ondan yaşlı. Peregrini ile Rabia'nın birbirlerini sevmelerini inandırıcı bulduğumuzu söyleyebilir miyiz? Soylu piyaniste Müslümanlığı ve bir mahalle yaşamını kabul ettirebilecek bu tutkuyu romanda gerçekten görebiliyor muyuz? Göremememizin bir nedeni Peregrini'nin iç dünyasının bize kapalı olması. Ona hep dışarıdan ve belli bir mesafeden bakıyoruz. Peki Rabia, kendisinden bir hayli büyük olan Peregrini'yi niçin seviyor? Bu adamda Rabia'nın buldukları nedir? Rabia'nın iç dünyasında da neler olup bittiğini bilmiyoruz. Halide Edip şunun farkında; Rabia ve Peregrini'nin
Edebiyat
Sinekli BakkalHalide Edib Adıvar · Ahmet Halit Kitabevi · 194922,8bin okunma