Salih Körtalih

Dostoyevski ve Araf
10/10
·1025 syf.··
Beğendi
·
2021 23. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2021 00:05
Muhteşem bir roman. Çarlık Rusya’sında toplumsal çalkantılarla insanoğlunun her zaman yaşaya geldiği inanç, vicdan, erdem, sevgi ve aşk çelişkileriyle ustalıkla kurgulanmış Felsefi-Psikolojik- Polisiye Dramatik Bir Roman!!! Yer yer sanatsal, dini, tarihi ve siyasi yergi ve yargılarla da bezenmiş... Üçüncü, Beşinci, Altıncı ve Onuncu Kitap bölümlerindeki diyalogları insanı derin düşüncelere götürüp sonsuzluğa hapseder. Zamanlar ötesi bir roman. Hele Altıncı bölümdeki İvan ve Aleksey arasında iki kardeşin diyaloğu insanı buz gibi dondurur ve sonra alev alev yakar. Romanın ana ve yan karakterlerinin her konudakini gelgitlerini, acı gerçekleri bizlerde hayatlarımızda yaşamıyor muyuz bu hayatta? Dostoyevski hepimizi bir Araf’a götürüp getiriyor bu romanlarıyla! İyi okumalar...
Edebiyat
Karamazov KardeşlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202145,3bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

Salih Körtalih

, bir kitap okudu
10/10
·1025 syf.··
Beğendi
·
26 günde okudu
·
2021 23. kitabı
Fyodor Dostoyevski
9/10 · 45,3bin okunma
Kadınlar
“— Sevgili çocuğum, sevdiğin kadından, işlediğin bir suç için af dilemekten Tanrı korusun seni! Hele sevgilinden, en çok ondan; ne kadar suçlu olursan ol! Kadınlar öyledir ki birader, dertleri şeytan başına, hiç değilse bunları bilirim ben! Hele birine, “Suçluyum, kusura bakma, affet!” demeye kalk, sitemlerinden soluk alamazsın! İçtenlikle, kolayca affetmez, paçavraya çevirir seni, olmamış şeyleri de hesaplaşmaya katar, her şeyi toplar, bir şeycik unutmaz, kendinden ekler ve ondan sonra bağışlar seni. En iyisi bile böyledir, en iyisi! Kıyıda bucakta ne kalmışsa kazıya kazıya toplar, kafana boca eder. Hepsinde, hayatı onlarsız mümkün görmediğimiz şu meleklerde var bu canavarlık! Bak şeker kardeşim, sana açıkça ve kısaca söyleyeyim: kendini bilen her erkek, şu ya da bu kadına kulluk etmeli, inancım böyle, inancım değil de duyuşum bu. Erkek yüce gönüllü olmalı; erkek bununla lekelenmez! Büyük kahramanlar, Sezar bile lekelenmez. Gene de af dilemeye kalkma; asla, hiçbir nedenle yapma bunu. Kulağına küpe olsun: kadın uğruna mahvolan ağabeyin Mitya öğretti bunu sana. Yok, ben af dilemeden Gruşa’nın gözüne gireyim daha iyi. Tapıyorum ona ben Aleksey, tapıyorum! Yalnız o bunun farkında değil, az buluyor aşkımı. Azap çektiriyor bu yüzden. Eskiden neydi! O zaman sadece şeytanca oyunlarıyla üzer, hırpalardı beni. Oysa şimdi ruhunu kendi ruhuma kattım, sayesinde adam oldum. “
Sayfa 791 - Dmitri Karamazov·Kitabı okudu
Aşk
Kardeşler
— Ona (İvan’a), “Öyleyse her şeye müsaade edilmiştir, değil mi?” demiştim. Kaşlarını çattı: “Babamız Fyodor Pavloviç domuzoğlu domuzun biriydi, ama doğru düşünürdü,” dedi. Lafa bak. Bu kadar söyledi. Rakitin’i de bastırdı.
Sayfa 789 - İvan Karamazov·Kitabı okudu
İnsanlığın çelişkisi
— Bilir misin, eskiden şüphe nedir bilmezdim, ama bütün bunlar gizliymiş içimde... Hatta kendimi içkiye vermem, kavgalarım, kudurmalarım hep içimdeki çelişmelerden, gelişmelerdendi belki. Bunu söndüreyim diye dövüşüyordum. İvan kardeşimiz Rakitin’e benzemez, düşündükleri kendindedir; sessiz bir sfenkstir, hep susar. Oysa ben Tanrıyla bozmuşum. Bana acı veren yalnız bu... Ya gerçekten yoksa Tanrı? Ya bu düşünceyi insanların yarattığını söyleyen Rakitin haklıysa? Tanrı yoksa, yeryüzünün de, evrenin de başı insan demektir. Mükemmel! Yalnız Tanrısız erdemli olabilir mi insan? Mesele! Hep onu düşünüyorum. Böyle olunca kimi sever insan? Kime şükredip övgülerini yollar? Rakitin, insanları Tanrısız da sevebiliriz diyor. Yo, bunlar o sümüklüböceğin uydurmaları, aklım ermez benim. Rakitin için yaşamak kolay. Bugün bana, “Sen,” diyor, “İnsanların yurttaşlık haklarının geliştirilmesi ya da hiç olmazsa et fiyatlarının artmaması için uğraş, insanlara sevgini felsefelerinle değil, bununla hem daha yalın, daha candan gösterirsin.” Ben de altta kalmadım: “Sen de Tanrı olmayınca eline fırsat düştü mü, et fiyatını fırlat, bir kapiğe bir ruble vurursun!” diye verdim ağzının payını. Kızdı. Gerçekten, erdemin ne olduğunu söyleyebilir misin Aleksey? Benim erdem anlayışım başka, Çinlininki başka; şu halde değişken bir şey... Öyle değil mi? Yoksa değişmez mi dersin? Haince bir soru! Bunu düşünerek iki gece uykumdan olduğumu söylersem gülme bana. Bu aralık insanların bu konularla ilgilenmeden nasıl yaşayabildiklerine şaşıyorum. Hepsi boş şeyler! İvan’ın Tanrısı yok, düşünceleri var; kavrayamayacağım şeyler bunlar. Mason o galiba... Sordum, ses çıkarmadı. Suyu kaynağından içmek istedim, ses yok. Sadece bir kere bir şey söyledi.”
Sayfa 788 - Dmitri Karamazov·Kitabı okudu