Seneler önce okuduğum bir seriydi, öyle bir sonla ara vermişti ki nefesim kesilerek beklemek zorunda kalmıştım. Final kitabı olan Lider çıktığı gibi seriyi tekrardan okuyup her şeyi tazeledim.
M. Rise gerçekten harikalar yaratmış. Tebrikler..
Spoiler
Okurken ayılıp bayıldığım, ters köşelerden ağzımı kapatamadığım yerler de; farklı olmasını istediğim, keşke daha başka şekildeki gelişseydi dediğim olaylar da oldu. Ama bu asla kötü yapılmış bir yorum değil, tamamen kişisel zevk. O yüzden buruk olduğum konuları dile getirmem eleştiri sanılmasın.
Kitabın ismi kocaman bir spoiler olduğu için o konuya çok değinmiyorum, ismi açıklandığından beri hepimizin tahmin ettiği gibi bir sonuç oldu ama önemli olan bu sonuca nasıl varıldığı elbette. Sonuca giden yolculukta beni rahatsız eden şeyler var ama bu da sevgili yazarımızın dünyası, ne diyebilirim ki :) bana düşen hikayeye ayak uydurmak. Gerçek hayatta da olduğu gibi..
Annabelle başlarda beni deli etti. Sonrasında onun açısından bakmayı başaramasaydım işim zordu, sayfalar bana zulüm gelirdi. Onun gücüne, merhametine ve aşkının yüceliğine gıpta etmemek elde değil.
Jay, ona diyebileceğim tek şey, bana bir tane senden lazım. Bütün methiyelerimi gönlüme bıraktım. Okuyanlara metanet diliyorum. Bütün serinin her bir detayını unutsam da Jay bütünüyle aklımda kalacak gibi hissediyorum. En sevdiğim karakter olduğunu belirtmeme gerek var mı?
Laura, Marcus serinin Gün Işıkları! En sinir olduğum bölümlerin aralarında bana daima nefes oldular.
Bartham, benim hayran olduğum bir diğer karakter. Keşke her şey çok başka olsaydı. Lider gibi Lider olarak çok daha onurlu şekilde ayrılsaydım ondan. Daha fazla okumak, tanımak ve daha güzel ayrılmak isterdim. Fakat içten içe bunu bekliyordum çünkü bir Sullivan yalnızca başka bir Sullivan