Kadına özgürlük ve eşitlik! O günlerin asil ve cesur ruhları tarafından ilk haykırıldıklarında bu sloganlar ne büyük umutlar ve özlemler uyandırmışlardı. Güneş bütün görkemiyle yükselerek ışığını yeni bir dünyaya saçıyordu. Bu dünyada kadın, kendi kaderini yönlendirmekte özgür olacaktı- önyargı ve cehalet dünyasına karşı her şeyi göze almış öncü kadınlar ve erkeklerden oluşan muhteşem kalabalığın bitmeyen gücünü, büyük coşkusunu, heyecanını, cesaretini, yiğitliğini, azmini gerektiren ve bütün bunlara değecek bir amaç.
Ben inanıyorum, hatta aslında biliyorum ki, insanın düşündükleri ve yaptıkları iyi ve güzel olan ne varsa, bunların hepsi hükümetlere rağmen vardır, onlar sayesinde değil.
Ben, doğup büyümedim; ‘yoğruldum’. Hayatla birlikte, hayatın her alanında, düşe kalka yoğruldum. Gerçi bu yolun bedeli yüksekti, ama aynı bedeli en baştan yeniden ödemem gerekirse bunu memnuniyetle yapardım; çünkü bedelini ödemeden, dibini görmeden, hayatın doruklarına hiçbir zaman yeniden tırmanamazsınız.