*~Ama bu hayatta sevmediğin şey ne? Onu söyle .
~ Her şey ; durmadan öteye beriye koşmalar, küçük ihtiras oyunları, hele de açgözlülükler, rekabetler, dedikodular, birbirine çelme atmalar, birbirini tepeden tırnağa süzmeler. Konuşmalarını dinledikçe insan budalalaşıyor. İlk bakışta zeki adamlar sanırsın, yüzlerinde ciddilik okunur, ama bütün söyledikleri şu biçim şeyler:
"Falanca veya filanca, bilmem ne satın aldı, bilmem neresini kiraladı." Başka birisi:
"Aa! Olur şey değil; niçin acaba?" Ya da :"Falanca dün akşam kulüpte müthiş para kaybetti, bir başkası üç yüz bin kazandı."
İllallah bunlardan. Bunlar arasında insanlık nerede? İnsanlık ufak paralar haline gelmiş.*
"Hayat bu, hayat, der; kimi ölür, kimi doğar, kimi evlenir. Biz de boyuna yaşlanıyoruz. Değil yıllar, günler bile birbirine benzemiyor. Ne iştir bu. Keşke bugün tıpkı dün gibi, dün de tıpkı yarın gibi olsa, ne güzel olurdu... İnsan düşündükçe kötü oluyor..."