Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kadına şiddet, tüm insanlığa şiddettir.
.
-Bazıları,
delikanlılığı elikanlılık sanıp, kadını kırmızıya boyuyor.-
.
Bu bataklığın suyu da çamuru da;
-Delikanlılıkla elikanlılığı bir tutan.-
-Her şeye hakkı/m var koca zihniyeti ile
-Namus etiketini sadece kadınların alnına yapıştıran zihniyetten geliyor.
-Bazılarının gözünde, kadının çörek otu kadar kıymeti yoktur.-
-Bu ülkede,
Ulu orta gülmek yasak, ölmek serbesttir kadınlara.-
.
Kuz çocuklarının rengini soldurdular
(-“Namus davası” deyip:
babam boynuma ip,
annemse ayaklarımın altına sandalye oldu.
-Bazı yörelerde,
kız çocuklarına çörek otu kadar değer verilmez.-)
.
Bazı hasta zihinli erkekler, asırlardır kadını kendilerinin duygusal işçisi, evlerinin bekçisi, toplumun günah keçisi olarak görüyor.
Kadını toprak sanıp, iliklerine kadar sömürüyor.
Kadına stres topu, mutfak robotu, cinsel obje muamelesi çekiyor.
Kadını varlığında değil, sadece yokluğunda fark ediyor.
işimize gelince sevdiğimiz
gelmeyince sövdüğümüz
coplayıp dövdüğümüz
bazen kölemiz
bazen de gölgemiz olarak gördüğümüz
evde, ofiste...bağda, bahçede
sokakta, tarlada, fabrikada
ırgat gibi çalıştırıp...iliklerine kadar sömürdüğümüz
kadınlar;
ana(larımız!), yavuklu(larımız!),
eş(lerimiz!), dost(larımız!),
kız(larımız!), kardeş(lerimiz!),
Sevgili(lerimiz!)...can yoldaş(larımız!)
bizim için deli divane,
etrafımızda pervane olsun istediğimiz
soğuk camlara yapışıp
sıcak hayallerle soluksuz izlediğimiz
her an her santimetresini
kâh servet...kâh şehvet olarak düşlediğimiz
bir mal etiketler gibi
metresler, cariyeler, fahişeler olarak fişlediğimiz
sonra da
namus elden gitti diye...şişlediğimiz
gömüp taşladığımız'
kadınlar;
ana(larımız!), yavuklu(larımız!),
eş(lerimiz!), dost(larımız!),
kız(larımız!), kardeş(lerimiz!),
Sevgili(lerimiz!)...can yoldaş(larımız!)