Pimpanella

Ölüler! Özlemez olur muyum dünyanızı, Aranıza karışmış annem var, babam var...
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Aklımızın sınırları yoktu birlikteyken. Onunla geçen birkaç yılın en çabuk özeti “biteviye konuşur, yürür ve sevişirdik.” Olurdu herhalde
Dünya yıkılsa o yine saçlarını düzelterek, çiçekli elbisesinin üzerindeki tozları silkeleyerek çıkardı enkazın altından. Hayatla öylesine dolu bir kadındı annem.
Ölüler, ölüler nerelerdesiniz? Ölüler, bir bilinmez yerdesiniz. Artık gündüzleriniz gece, Bütün günleriniz: dün. Artık her sözünüz sükût, Her işaretiniz gizli. Tutuyoruz nasihatlerinizi... Ölüler, ölüler her yerdesiniz! Ne zaman aynaya baksam, Görünüveriyor babam... Bahçem, odam, sofam, Nereye geçsem, nereye çıksam; Hâtıram! Her yerde sizden bir eser. Gökyüzünde bir bulut Bıraktığınız sesler Yakın güneşe, aya. Dokunabilsem oraya, Kiminiz konuşacak, Kiminiz gülecek, Eski günler gelecek. Ölüler bilebilsem gittiğiniz yeri, Ruhum, muradına erecek; Annem döşeğimi serecek, Toprağınız toprağım, Aranızda yatacağım.
Görmemişin kışın güneşi olmuş ☀️Ocak, ocak gibi yanıyor 🤪 (Koçer)