"... Şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana ya Rabbi!
taşınacak suyu göster, kırılacak odunu
kaldı bu silinmez yaşamak suçu üzerimde
bileyim hangi suyun sakasıyım ya rabbelalemin
tütmesi gereken ocak nerede?
-İsmet Özel, Münaacat
DİKKATLİ OKUYUNUZ:
Yıl 1935 (Neler konuşmuşlar)
“Sizden Müslümanlar’ı Hristiyan yapmanızı istemiyoruz. Sizin asıl göreviniz Müslümanlar’ı İslam dininden uzaklaştırmaktır. Doğumlarından ölümlerine kadar haç takmasınlar, kiliseye gitmesinler, vaftiz olmasınlar ama Hristiyan gibi yaşasınlar. Bunu çağdaşlık adı altında yapın. Allah’ı ve Peygamber’i tanımayan bir nesil büyük işlerle, idarelerle uğraşmaz; idealsiz, dinsiz, mefkûresiz yaşarlar. Rahatı, tembelliği, parayı ve nefislerini sever; arzu ve şehvetlerini tatmin için uğraşırlar.
Müslümanları vaftiz etmek için boş yere çabalayıp durmayalım. Başka yollar, başka çareler deneyelim. İslam memleketlerinde girişeceğimiz faaliyetlerde de onlara Hristiyan adetlerini, Hristiyan bayramlarını, Hristiyan kültürünü, Hristiyan ahlakını aşılayalım.
Bir Müslüman’ın doğumundan ölümüne kadar kimliğinde Müslüman yazabilir, fakat bir Hristiyan gibi yaşayarak cami önündeki teneşire yatmalıdır. Kiliseye gelmesine gerek yok, varsın camiye gitsin. Ama bir Müslüman’ı hayatı boyunca Hristiyan gibi yaşatmalıyız.”
Rahip Samuel Zwemer
Misyonerlik Konferansı – Kudüs, 1915
Huzur kelimesi Arapça kökenli “ḥuḍūr” (حضور) kökünden gelir — “hazır olmak”, “orada bulunmak” anlamında. Yani huzur, anda ve kendinde olma hâlidir.
Huzur, bir şeylerin eksiksiz olması değil; içteki dağınıklığın, aceleciliğin, korkunun ve kontrol çabasının sakinleşmesidir.
💡Fitne Zamanlarında Kalp Sabrının ve Hakka Olan Bağlılığın Önemi
﹏İnsanlar arasında öyle kimseler vardır ki, sapıklık içinde dolaşır ve gerçeği perdeleyen delilleriyle hakkı tartışmaya kalkışırlar. Onlar, batılı doğru göstermeye ve hakkı karalamaya çalışırlar. Oysa kendileri büyük cahillerdir ve hiçbir doğru bilgiye sahip değillerdir. Sahip oldukları azıcık bilgiyi ise, sadece sapmış önderlerine ve isyankâr şeytanlara körü körüne uymakla elde etmişlerdir. O önderler ki, Allah’a ve O’nun elçilerine sırt çevirmiş, insanları Cehennem ateşine çağıran liderlere dönüşmüşlerdir.
📎P.S; Allah’ın mazharı bizlere olsun, bu yerde imam Ahmed'in Allah ona rahmet etsin hakîmâne şu ibaresini hatırlatmak isterim ..↷↷↷
☑️ İşte İslam'ın ilk dönemlerinde yaşanan zorluklar ve bu zorluklar karşısında gösterilen sabır ve direncin örneklerininden;
⊶⊷⊶⊷⊶⊷⊶⊷❍⊶⊷⊶⊷⊶⊷⊶⊷
قيل للإمام أحمد بن حنبل رحمه الله
في زمن الفتنة:
✎Fitne zamanında imam Ahmed bin Hanbel'e رحمه الله denildi ki :
ألم تر كيف انتصر الباطل على الحق؟ فقال أحمد: كلا، مادامت القلوب ثابتة فالحق هو المنتصر.
-Görmüyor musun batılın hakka nasıl galip geldiğini? İmam Ahmed rahimehullah cevaben; Asla görmüyorum, kalpler istikamet üzere olduğu müddetçe, Hak galip olandır.
المدخل ٤٠٠/١ / el-Medhal, 400.1