"Ahir zamanda ümmetimden öyleleri gelecek ki onlar mescitlere gelerek halka halinde oturacaklar. Dillerinden dünya hayatı ve dünya sevgisi düşmeyecek. Öyleleri ile oturmayınız. Çünkü Allah Teâlâ'nın onların ibadetlerine ihtiyacı yoktur."
(Beyhaki, 3/87)
“Asıl mesele de bu işte. Zaman ne kadar geçerse geçsin, bazı konularda hiçbir şeyi değiştirmez.
Elinden malını mülkünü, varını yoğunu alsalar, bundan ölmezsin. Bunları yine edinebilirsin.
Ama senin onurunu kırar, ruhunu öldürürlerse, işte buna çare yoktur."
"Vallahi, ömrün seni annenin doğurduğu zamandan başlamaz. Tam tersine, Allah Teâlâ'yı tanıyıp bildiğin zamandan başlar. "
(Tâcu'l-Arûs el-Hâvi li Tehzibi'n-Nufüs,s.25)
Başlarına gelen musibetler gereği müminler, imanlarının bedelini ödemelidirler ki uğrunda meşakkat çektikleri akideyi bırakmaları kolay olmasın. Bedeli ödenmemiş bir akideye sahip olanların, yedikleri ilk darbede akidelerinden vazgeçmeleri pek de zor olmayacaktır. Ödenmiş bedeller en başta kişinin kendisi için imanın değerini arttıran kıymetli emeklerdir. İnsanlar, uğrunda ne kadar çok acı çekip fedakârlıkta bulunurlarsa iman onlar için o derece önemli ve üzerine titredikleri bir mesele hâline gelir.