Müsned’de ve İbn Hibbân’ın Sahîh’inde yer alan bir hadiste şöyle buyurulmuştur:
“Savaşta ölenler üçe ayrılır:
1) Malıyla ve canıyla Allah yolunda cihad eden, düşmanla karşılaştığında onlarla çarpışan ve öldürülen mümin kimse. İşte Allah’ın Arşı’nın altındaki çadırda imtihan olunan şehid budur. Peygamberler, ondan ancak peygamberlik derecesiyle üstün gelirler.
2) Nefsine günahlardan ve hatalardan pay ayıran; fakat malıyla ve canıyla Allah yolunda cihad eden, düşmanla karşılaştığında çarpışan ve öldürülen mümin kimse. İşte bu davranışı yalayıp yutucudur; günahlarını ve hatalarını silip süpürür. Kılıç, hataların silgisidir. Bu kimse cennetin istediği kapısından girer. Zira cennetin sekiz, cehennemin yedi kapısı vardır. Bazıları, bazılarından üstündür.
3) Malıyla ve canıyla cihad eden münafık kimse. Düşmanla karşılaştığı zaman, Allah yolunda öldürülünceye kadar çarpışır. İşte bu kimse cehennemdedir. Kılıç, nifakı silmez.”
Allah’a, şu iki damladan ve iki izden daha sevimli hiçbir şey yoktur:
Allah korkusundan akan bir gözyaşı damlası ve Allah yolunda akıtılan kan damlası.
İzler ise; Allah yolundaki iz ve Allah’ın farzlarından birinin yapılmasından meydana gelen izdir.
Tirmizî, 1669
İmam Ahmed'in (r.h.) rivayet ettiği bir hadiste:
"Allah yolunda bir kimsenin kalbine bir tasa gelse muhakkak Allah ona cehennemi haram eder." buyrulmuştur.