Pınar

Hiç kimse asla, elemden kurtulacağını sanmasın. Eleme uğrayanlar, ancak akıl bakımından birbirinden ayrılırlar. En akıllıları büyük ve sürekli olan bir elemi, devamı olmayan az bir eleme satandır. En bedbahtları da devamı olmayan az elemi, sürekli olan büyük eleme satandır.
Reklam
و كيف يفر المرء عنه بذنبه ‏إذا كان تطوى في يديه المراحل ‏Kişi günahıyla O’ndan nasıl kaçabilir ‏O’nun ellerinde mesafeler dürüldüğünde
Hz. Peygamber'in (s.a.): "Mücahid, Allah 'a itaat yolunda nefsiyle cihad edendir. Muhacir, Allah'ın yasakladığı şeylerden hicret edendir" hadisinde buyurduğu üzere dış alemde Allah düşmanlarıyla yapılan cihad, kulun Allah'ın zatı konusunda nefsiyle yaptığı cihadın bir uzantısı olduğundan nefis ile cihad, dış alemdeki düşmanla cihaddan önde gelir ve ona temel teşkil eder. Zira kişi ilk olarak, emrolunduğunu yapması ve yasaklandığını bırakması için nefsiyle cihad etmez, Allah yolunda ona karşı savaşmazsa dış alemdeki düşmanıyla cihad etmesi mümkün olmaz.
Allah Teala: "Şüphesiz şeytan sizin bir düşmanınızdır. Öyleyse onu düşman edinin." buyurmaktadır. (Fatır,6) Onu bir düşman edinme emri, -sanki o bıkmaz usanmaz ve alınıp verilen nefesler sayısınca (geçen sürede) kul ile savaşmaktan geri durmaz bir düşman imişçesine- onunla cihad etme ve savaşma yolunda olanca çabayı sarfetmeye bir tenbihtir.
Nice gözler uykusuz kaldı, nice gözler uyudu, olacak veya olmayacak şeyler için. Öyleyse gücün yettiğince kaygıyı uzak tut gönlünden; zira dertleri yüklenmen deliliktir. Dün sana yeten Rabbin, yarın olacak şeylerde de sana yetecektir…
Alıntı
Reklam