Arap ve İslâm dünyamızda hüküm süren rejim ve hükümetlerin küfürleri apaçık herkesçe görülüyor. Artık bu, küçük-büyük kimse için saklı değildir. Küfürleri șu 3 yönden belli oluyor:
Birincisi: Allah'ın Şeriatı ile hükmetmemeleri.
İkincisi: Ümmetin tarihi düşmanı olan Yahudileri, Hıristiyanları ve müşrikleri dost edinmeleri. Üçüncüsü: Bu rejim ve hükümdarların İslâm'a ve Müslümanlara karşı düşmanlık etmeleri.
Ümmetin toplulukları, bu rejimlerden ve yöneticilerden kurtulmayı dört gözle beklemektedir.
Kendinden beklemediğin davranışlar sergilemen de sanki Allah'tan gelen bir işaret ve ihtar gibidir: "Bak, eğer kendi nefsine bırakılırsan ve Rabbinin rahmetine olan ihtiyacının farkındalığını bir an bile kaybedersen neler yapabilirsin."
Bunu hatırla ki sıradan bir şekilde değil de gerçek bir ihtiyaç ve özlemle dua edebilesin: "(Allah'ım) Beni, göz açıp kapayıncaya kadar bile nefsimle baş başa bırakma.”
Elimden gidene feryat etmemiştim, sanki gidişlere hep alışkındı ruhum. Acı içimde bi yerlerde kendine yer etmişti ve ben de vakti geldiğinde çıkarıp yerinden, kabullenip sımsıkı sarılmıştım yalnızlığımla..
Başımı alıp dağlara çıkacağım
Avazım çıktığı kadar haykıracağım
Dağlar taşlar yıkanacak gözyaşlarımla
Beni onlar anlayacak..
Derken,
Ben, sen anla diyordum aslında..
Baktın öylece, anlayamadın..
Teselli edecek sözler aradın,
Çığlığı duyamadın…
Yakamoza dizdim mısralarımı
Sorsan Ay’a, fısıldar mı içimden geçenleri
Gözümün daldığı ufukları da gösterip güler mi
Geceme dost saymıştım, o da gider mi…