Sen gelmeden önce zaman vardı,
ama derinlik yoktu.
Şimdi her şey daha yavaş,
daha sakin,
daha anlamlı.
Bazı bağlar sessizce kurulur,
kelimeden çok hisle.
Adını içimde söylediğimde
kalbim yerini biliyor.
İlk kez bir doğum günü
bu kadar bana ait hissettiriyor.
Çünkü sen,
kalbimde kendine
doğal bir yer açtın.
İyi ki doğdun sevgilim,
Varlığınla tamamlanan yanımla.🤍
Sen hayatıma o bahsettiğin derinliği getiren asıl kişisin. Seninle her şeyin bu kadar sakin ve anlamlı olması, senin sevginle tamamlanmak hayatın bana verdiği en güzel hediye. İyi ki hayatımdasın, iyi ki birbirimizi tamamlıyoruz sevgilim🥂❤️
Bir yıl daha geçiyor,
saatler usul, rüzgar yavaş.
Bu yıl seni bana verdi
en güzel rastlantı,
en derin yavaş.
Kalbim sendeyken,
zaman geçsin varsın.
Yeter ki her yıl
senle geçsin her anım.
Geceler, günler boyu kaçtım ondan
Kaçtım ondan yılların yollarında;
Zihnimin labirentlerinde kaçtım ondan
Gözyaşları arasında
Saklandım ondan, ve çınlayan kahkahalar eşliğinde
Dik bayırlardan indim.
Ve aşağıda korkunun dev uçurumlarına
Bıraktım kendimi, peşimi bırakmayan
O güçlü adımlardan kurtulmak için.
Tamamı uzun bir şiir ve çok hoş bir ritmi var onu Türkçeye yansıtabilecek biri olsa çok iyi olurdu. Ben çevirisini bulamamıştım varsa da bilmiyorum ne yazık ki. Burada da ilk kez gördüm. Hem ritmi kaybolmuş hem de anlam( bıraktım kendimi tercihiyle mesela) değişmiş. Okuduğunuz kitaptaki bağlamını ve niye bu şekilde tercih edildiğini bilmiyorum tabii ama çevirisi normalde fazla özen isteyen bir şiir çünkü modern ingilizceyle yazılmış değil ve bilinçli olarak alışılmadık sözcükler, tamlamalar tercih edilmiş orijinalinde.
The Hound of Heaven şiirinin ilk dizeleri bunlar, merak eden olursa...
"Gelgelelim, bu kız öylesine başına buyruk, öylesine değişik bir şey ki, anlatamam!.. Yüce gönüllülük de, kalp temizliği de, zekâ da hepsi onda; ama öte yandan kapris de, alay da, kısacası şeytanlık, üstelik tuhaflık da onda."