Çürümüş gözler, yara bere içinde bir yüzle sokaklarda dolaştım; ancak kimse bana dikkat etmedi. İnsanlar, otobüslerde, arabalarda ya da kaldırımlarda bir koşuşturmaca içindeydi. Kör gibiydiler, hiçbir şey görmüyorlardı sanki.
Benim söylediğim her şey gelecekle ilgiliydi. Çünkü gelecek, istediğim renklerle boyamak üzere hâlâ benimdi. Özgürce karar vermek, istersem değiştirmek üzere hâlâ benim...
Kendimi reddedilmiş hissediyordum; beni terk eden yalnızca o, koca dünyadaki milyonlarca insandan yalnızca biri değildi; bütün canlıları ve nesneleriyle koca dünyanın kendisiydi.
Kitap, genel olarak sonradan İslam'a geçmiş insanların hikâyelerini konu alıyor. Kendinizi sürekli farklı bir mekanda ama aynı sonuç içerisinde görüyorsunuz. Ayrıca bir de doğuştan müslüman olan kişilerin İslam'ı yanlış yaşayışları, İslam'ı kendi yanlış örf ve adetlerinden ayırt etmeyip bunu çocuklarına, etraflarındaki insanlara dayatmaları üzerinde de durmuş ki özellikle bu kısım çok hoşuma gitti. Çünkü aslında bu yanlış yaşayış ve dayatma günümüzde çok büyük problem teşkil etmekle birlikte aslında İslam bu yanlış davranışlardır algısını oluşturmaktadır. Halbuki gerçek İslam'ın hem yaşamı kısıtlamadığı hem bilimden ayrı düşmediği yadsınamayacak bir gerçek.
Kitaptaki bir diğer güzel husus ise hayat hikâyeleri anlatılan şahısların yaşadıkları dönemlerdeki kültürlerinin, akımlarının, bakış açılarını oluşturan ortamın da anlatılması. Bu bağlamda hem çok güzel bilgilendirmeler yer alıyor hem de aynı zamanda aslında hayatı anlatılan şahsiyetlerin geçtikleri süreçleri gözlemleme fırsatı doğuyor bu da onları objektif bir şekilde değerlendirme ihtiyacını doğurtuyor. Örneğin kadın tacirliği yapan birinin hikâyesini okuduğunuzda bunun ne kadar yanlış olduğunu biliyorsunuz, kavrıyorsunuz ama kişinin yaşadığı şartları ve yaşadığı döneme baktığınızda onu yargılamanın ötesinde, oradan çıkıp hayatını düzene koymasına şaşırıp takdir ediyorsunuz.
Kitaplarda farklı karakterler farklı kişilikler okusak da yine de tek bir kişinin kaleminden çıktığı için bazen pek de etkili olmuyor üzerimizde ama bu kitapta yazar tek bir kişi dahi olsa da gerçek yaşanan hikâyelerdeki her bir kişi farklı bir birey olduğu için farklı deneyimler farklı kişilikler okuyoruz. Bu da kültürel olarak daha fazla kazanım elde etmemizi sağlıyor
Kitap bir çok güzel alıntı ve mesaj içeriyor fakat bir tanesi var ki