Genelde bildiğim, okumaktan keyif aldığım yazarların yeni kitaplarını kovalarım kitapçılarda. Yeni çıkan, herkesin aldığı, en çok satanlarla pek ilgilenmem.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hiç kitap okumayan birinin, hayatının sonunda kitap sayfası olan ağaçtan ne farkı var, kımıldayan canlı olarak? Pek farkı yok. Ve fakat buna rağmen, hiç kitap okumayan ne kadar çok odunsal arkadaş var. Farkettikçe endişeniz çoğalıyor. Bir gün algıhyorsunuz ki, kimse kitap okumuyor. Satın almıyor değil, alıyor, okumak istiyor, başlıyor, birkaç sayfa sonra pes ediyor. Okuma alışkanlığı, keyfi, gereksinimi yok onun.
Yaşadıklarımız ya da yasadışılıklarımız edebi eserler değil, bizim sıradan hayatımızdır . Bu, öyküsü birbirinin fotokopisi insanlar, dörtnala paranın peşinde koşuyorlar, buna "iş" diyorlar. Bunun için gün boyu deli gibi bir enerji harcıyarlar. Akşam evlerine ulaştıklarında yorgun, bezgin ve umutsuz oluyorlar. Onlar içmesin de kim içsin? Alkolle tanıştırılıyor, arkadaş ediliyor umutsuzluk. Devrisi gün sıfırdan başlıyor aynı kısırdöngü, devrisi gece bir öncekinden daha gürültülü hayıflanmak üzere.
Tutucu değilim ve fakat değişim, çağın gereği olarak peşinden koşturduğumuz bir serüven oldu artık; sanki her şey değişrnek ıorundaymış gibi bir telaşın içindeyiz gibime geliyor . Değişime uğramayıp yüzyıllarca duragelen şeylerin de büyük değerler olduğunu unutmamalı, her şey değişrnek zorunda değil.