pozitron

pozitron
@positron
saçmalama Hikmet.
66 okur puanı
Kasım 2022 tarihinde katıldı
Buram Buram Kadın Nefreti
O kadar derinlemesine ve uçsuz bucaksız bir kadın düşmanlığı var ki yazarın içinde bulunduğu dönemi suçlayıp öylece okumaya devam edebilmek mümkün değil. Çoğunlukla klasik edebiyat okurum, o yüzden dönemsel kadın düşmanlığı olgusuna deyim yerindeyse bağışıklık geliştirmiş birisiyim; fakat öyle bir kitap düşünün ki kelimenin tam anlamıyla iki sayfada bir kadınları aşağılamadan duramıyor. Bu kitaba göre bir kadın bir erkeği yatağına çağırırsa bu teklifi reddetmek bir erkeğin en büyük ve tek (çünkü Zorba'nın "renkli" dünyasında günah sayılabilecek başka bir şey yok) günahı. Öte yandan kadınlar; aciz, zayıf, varoluşlarının tek amacı erkeklerin ilgisini kazanmak, her yerde her zaman zevk için kullanılacak olan varlıklar. İşin en kötü yanı ise tüm bu ve daha bahsedemediğim iğrenç görüşlere hiçbir karakterin en küçük bir itirazda bulunmaması; herkesçe kabul edilen bir gerçek olması. Okunamaz hâlde bir kitap. Kitabın Zen Budizmi ile ilgili kısımları ilgimi çekmişti. Fakat tüm bu yukarıda bahsettiğim kısımları görmezden gelmek pek mümkün değil, boğucu miktarda içeriyor çünkü. Eğer aşırı miktarda kadın nefretine maruz kalmak sizi rahatsız etmeyecekse (haha!) kitabı okumayı düşünebilirsiniz; diğer türlü, ruhsal sağlığınız için, kitabı açmanıza bile gerek yok derim. İnternette yazılan incelemeleri dikkatlice okuduktan sonra karar veriniz, ben bunu yapmadığımdan pişmanım. Belki bir gün, sihirli ve tanrı eli değmiş bir biçimde kitaptaki kadınlarla ilgili tüm fikirleri görmezden gelebilirsem ve tüm kadınların yaşadığı (yaşattırıldığı) iğrenç durumları beynimden sansürleyebilirsem tekrar okumayı deneyebilirim.
ZorbaNikos Kazancakis · Can Yayınları · 202420,5bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Once there was an explosion...
Puan vermedi
Kim ne diye buraya Death Stranding Artbook'u koymuş bilmiyorum ama bugün itibarıyla bu oyunu bitirdiğimden görmezden gelmem olası bile değil. Bu oyun başlı başına bir deneyim. Yalnızlığa ve bizi birleştiren bağlara Hideo Kojima'nın kendi aşırı garip üslubuyla yazılan bir şiir. Benim parmak uçlarımda hissettiğim bir kıvılcım.
The Art of Death StrandingHideo Kojima · Titan Books · 2190 okunma
6/10
·186 syf.··
2023 35. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 11 Temmuz 2023 15:03
Kitabın yaptığı birçok inceleme yerinde ve bazılarımız için tatmin edici olsa da birçok iddiasının altı da aslında boş olan bir kitap. Psikolojiyi anlama çabasında daha çok bilimsellik görmek isterdim, belki de yanlış beklentilerle okudum veya benim sosyoloji ve psikoloji alanlarındaki okuma yetersizliğim sebebiyle böyle düşünüyorum. Ayrıca yazar sosyalizmi eleştiriyor ve anarşizmi de direkt yanlış olarak görüyor. İki düşünceden birini biraz da olsa sempatik buluyorsanız kitabın içine düşüp de yazarın tam olarak sebep vermeden bu görüşleri gidilmeyecek birer yol olarak görmesi sinir bozucu gelebilir. Bu kısımları bir kenara bırakırsak toplum bilincinin nasıl işlediğini epey anlaşılır ve kümülatif bir şekilde anlatmış. Ayrıca Kemal Kılıçdaroğlu'na eğer okumadıysa önermek istediğim bir kitap olurdu.
Kitleler PsikolojisiGustave Le Bon · Hayat Yayınları · 19975,2bin okunma
Saçma mı değil mi?
9/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2021 7. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 28 Kasım 2021 00:00
Alice bu sefer de aynanın içinden geçip öbür taraftaki "saçma" dünyayı keşfederken bu dünyanın aslında gerçek dünyanın bir minyatürü olduğunu ve gerçek dünya hakkındaki birçok şeyin saçma görünen ama aslında harika, rengarenk, biçimden biçime giren ve hayal dünyasını göklere çıkaran özlü metaforlarla dolu olduğunu keşfediyoruz. Çocukken deneyimlendiğinde ayrı, yetişkinken deneyimlendiğinde apayrı düşünceleri tetikleyecek, düşündürücü, bedeniniz yer yüzeyinden ayrılmış ve hafiflemişçesine havada süzülüyormuşsunuz hissi veren bir kitap. Mümkünse İngilizce baskısını okumanın çok daha tatmin edici olabileceği görüşündeyim.
Through the Looking-GlassLewis Carroll · Oxford University Press (OUP) · 20081,852 okunma
8/10
·489 syf.··
Beğendi
·
2023 1. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2023 18:51
Fire From Heaven, Mary Renault'nun Büyük İskender'i anlatan roman üçlemesindeki birinci kitap. Bu kitap, İskender'in küçük yaşlarından babasının ölümüne kadarki zamanı kapsıyor ve cömert bir şekilde; İskender'in hayatının yalnızca politik, siyasi, devlet yönetimini ilgilendiren boyutlarıyla ilgilenmiyor. Bunlardan bahsettiği kadar İskenderin çekişmeli ve neredeyse var olmayan bir ilişki içindeki annesi ve babası arasında kalışını, her iki taraftan da mağdur kaldığı psikolojik manipülasyonları –özellikle de annesi tarafından oldukça efektif bir şekilde uygulanan "gaslighting"i– ve şiddeti, hem akıl hem vücût olarak olgunlaşma serüvenini, kişiliğinin şekil alışını, –kendi ifadeleri ile– gerçek dostu ve sevgilisi Hephaistion ile Achilles ve Patroklos'unkine benzettikleri ilişkilerini ve daha birçoğunu; şiirsel ve tatmin edici bir dille ifade ediyor. Üstüne üstlük, anlatılanların çoğu bu bir roman olduğu için doğal olarak her ne kadar yazarın yorumuyla harmanlanmış olsa da temelinde –özellikle de Plutarch tarafından kaydedilen– tarihî kanıtlar var; bu yüzden tarihî doğruluğu tartışılabilir olsa da epey yüksek bir yapıt ortaya çıkıyor ve bu durumda, gerçek hayattaki birçok paralellikle karşılaşmak, üslûbun yanında tatmin edici bir başka değer. Kitabı okumaya karar vermemdeki en büyük etken Aleksandros ve Hephaistion'ın ilişkisiydi desem yanlış olmaz sanırım. Bu iki arkadaşımızın Vikipedia sayfalarında biraz fazla absürt miktarda zaman geçirdiğimi ve sonrasında da bir tavşan deliğine düştüğümü fark ettiğimde bu kitabı yarılamıştım bile. Okumaktaki motivasyonum bu olunca doğal olarak kitabı genellikle bu ikisinin ilişkisine yoğunlaşarak okudum ve asıl ilgimi çeken kısımlar, Aleksander'ın ilişkileri, ruh dünyası ve benzeri konuları işleyen kısımlar oldu. Makedonya'nın siyasi
Büyük İskender
Fire From HeavenMary Renault · Vintage · 200215 okunma