pozitron

pozitron
@positron
saçmalama Hikmet.
66 okur puanı
Kasım 2022 tarihinde katıldı
@positron·
·
sabitlendi
sicim kuramı ve katlanmış boyutlar.
Sicim kuramına göre, evren küçük sicimlerden oluşur; bu sicimlerin titreşim örüntüleri de, parçacık kütleleri ve kuvvet yüklerinin mikrodünyaya ait kaynağıdır. Sicim kuramı ayrıca, hiç görmemiş olmamızdan çıkardığımız, çok küçük boyutlarda kıvrılmış olması gereken başka uzay boyutları da gerektirir. Ama ince bir sicim, ince bir uzayı sondalayabilir. Bir sicim salınıp yol alarak hareket ederken, fazladan boyutların geometrik biçimi, titreşim örüntülerinin belirlenmesinde kritik bir rol oynar. Sicimlerin titreşim örüntüleri bize, temel parçacıkların kütleleri ve kuvvet yükleri olarak göründüğünden, evrenin bu temel özelliklerinin, büyük ölçüde fazladan boyutların geometrik boyutları ve şekliyle belirlendiği sonucuna varırız. Sicim kuramının getirdiği en kapsayıcı ve derinlikli kavrayışlardan biri budur.
Fizik
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
O, that your frowns would teach my smiles such skill!
Sayfa 21 - Helena
My good Lysander, I swear to thee by Cupid’s strongest bow, By his best arrow with the golden head, By the simplicity of Venus’ doves, By that which knitteth souls and prospers loves, And by that fire which burned the Carthage queen When the false Trojan under sail was seen, By all the vows that ever men have broke (In number more than ever women spoke), In that same place thou hast appointed me, Tomorrow truly will I meet with thee.
Sayfa 21 - Hermia
Or, if there were a sympathy in choice, War, death, or sickness did lay siege to it, Making it momentany as a sound, Swift as a shadow, short as any dream, Brief as the lightning in the collied night, That, in a spleen, unfolds both heaven and Earth, And, ere a man hath power to say “Behold!” The jaws of darkness do devour it up. So quick bright things come to confusion.
Sayfa 19 - Lysander
Buram Buram Kadın Nefreti
O kadar derinlemesine ve uçsuz bucaksız bir kadın düşmanlığı var ki yazarın içinde bulunduğu dönemi suçlayıp öylece okumaya devam edebilmek mümkün değil. Çoğunlukla klasik edebiyat okurum, o yüzden dönemsel kadın düşmanlığı olgusuna deyim yerindeyse bağışıklık geliştirmiş birisiyim; fakat öyle bir kitap düşünün ki kelimenin tam anlamıyla iki sayfada bir kadınları aşağılamadan duramıyor. Bu kitaba göre bir kadın bir erkeği yatağına çağırırsa bu teklifi reddetmek bir erkeğin en büyük ve tek (çünkü Zorba'nın "renkli" dünyasında günah sayılabilecek başka bir şey yok) günahı. Öte yandan kadınlar; aciz, zayıf, varoluşlarının tek amacı erkeklerin ilgisini kazanmak, her yerde her zaman zevk için kullanılacak olan varlıklar. İşin en kötü yanı ise tüm bu ve daha bahsedemediğim iğrenç görüşlere hiçbir karakterin en küçük bir itirazda bulunmaması; herkesçe kabul edilen bir gerçek olması. Okunamaz hâlde bir kitap. Kitabın Zen Budizmi ile ilgili kısımları ilgimi çekmişti. Fakat tüm bu yukarıda bahsettiğim kısımları görmezden gelmek pek mümkün değil, boğucu miktarda içeriyor çünkü. Eğer aşırı miktarda kadın nefretine maruz kalmak sizi rahatsız etmeyecekse (haha!) kitabı okumayı düşünebilirsiniz; diğer türlü, ruhsal sağlığınız için, kitabı açmanıza bile gerek yok derim. İnternette yazılan incelemeleri dikkatlice okuduktan sonra karar veriniz, ben bunu yapmadığımdan pişmanım. Belki bir gün, sihirli ve tanrı eli değmiş bir biçimde kitaptaki kadınlarla ilgili tüm fikirleri görmezden gelebilirsem ve tüm kadınların yaşadığı (yaşattırıldığı) iğrenç durumları beynimden sansürleyebilirsem tekrar okumayı deneyebilirim.
ZorbaNikos Kazancakis · Can Yayınları · 202420,5bin okunma