Svidrigaylov cebinden revolveri çıkardı, horozunu kaldırdı.
Achilles kaşlarını kaldırarak:
— Ama bu saka burada olmas!
— Neden olmaz?
— Olmas da ondan.
— Hiç fark etmez be kardeş! İyi bir yer burası. Sorarlarsa, Amerika'ya gitti dersin.
Namluyu sağ şakağına dayadı.
Gözbebekleri gitgide büyüyen Achilles yerinden kımıldandı:
— Burda olmas! Burda olmas!
Svidrigaylov tetiği çekti.
Sayfa 640 - İş Bankası Kültür Yayınları – XLII. basım, Şubat 2022·Kitabı okudu
İtfaiye binasının kocaman kapısı önünde; üzerinde gri bir asker kaputu, başında Achilles miğferi, sırtını kapıya dayamış ufak tefek bir adam duruyordu. Uykulu gözlerle kendine doğru gelen Svidrigaylov'a yan yan baktı: Yüzünde bütün Yahudi kavminde buruk bir iz bırakan hırçınca bir keder vardı. Svidrigaylov ve Achilles, konuşmadan, bir süre birbirlerini süzdüler. Sarhoş da olmadığı halde, bir adamın kendinden üç adım ötede durup hiç konuşmadan yüzüne bakıp durması, sonunda Achilles'e aykırı geldi.
Sayfa 639 - İş Bankası Kültür Yayınları – XLII. basım, Şubat 2022·Kitabı okudu
—Derler ki: "Sen hastasın, göründüğünü sandığın şeyler de gerçekliği olmayan bir sayıklamadan başka bir şey değil... Zaten bu işte sağlam bir mantık arama! Ben hayaletlerin yalnızca hastalara göründüğüne katılıyorum; ama bu, hayaletlerin başkalarına değil de yalnızca hastalara göründüğünü kanıtlar, yoksa onların hiç olmadıklarını değil."
Sayfa 360 - İş Bankası Kültür Yayınları – XLII. basım, Şubat 2022·Kitabı okudu