“Alice Miller Thou Shalt Not Be Aware (Farkına Varmayacaksın) kitabında şöyle diyor:
Kıskanç olduğu düşünülen, neden çocuk da anne-baba değil? Anne-babanın kıskançlık hisleri anne-baba oldu diye yok mu oluyor? Neden bir insanın kıskançlığının kendi çocuklarına hiç yönelmediği varsayılıyor? Anne-babanın, çocuğunun kendisininkinden daha büyük olan özgürlüğünü, içinden geldiği gibi davranabilmesini, kendisinden daha az sorumluluğa sahip olmasını, daha çok boş vakti olmasını, daha az derdi tasası olmasını kıskanması gibi son derece gerçek bir faktör nasıl oldu da psikanalizde hep göz ardı edildi?”
“..insana zarar veren, onu hasta yapan geçirdiği üzücü olaylar değil, bu olaylar sırasında çektiği acıdan bahsedememesi, onu dile getirememesi, öfke, hiddet, üzüntü, çaresizlik gibi duyguları göstermesinin ve yaşanmasının yasak olması karşısında duyduğu ümitsizliktir.”
“Adolf Hitler'de de gördüğümüz gibi, sadece diğer insanlara yansıtılan nefret doyumsuzdur ve sonsuza kadar sürer. Çünkü hissedilen duygu ve onun yöneldiği insan, bilinçte birbirinden ayrılmıştır.”