“Diğer yandan, şu itibar meselesini bir kenara bırakacak olursak, mahkeme üyelerine bilgi vermek ve onları ikna etmek varken, yalvarmak suretiyle beraat olmaya hak kazanmayı doğru bulmuyorum. Çünkü bir mahkeme üyesinin görevi adaleti bir lütuf olarak sunmak değil, onu hak edene vermektir.”
“Belki de aranızdan biri çıkıp ‘Sokrates, seni böylesine zamansız bir ölümle karşı karşıya getiren bir ömür sürmüş olmaktan hiç utanmıyor musun?’ diye soracak. Ona, ‘yanılıyorsun, dostum’ diyeceğim, ‘kendisine karşı en ufak bir saygısı olan bir adam hayatta kalıp kalmayacağını değil, eylemlerinin doğru mu yanlış mı olduğunu, yaptıklarının iyi bir adama mı yoksa kötü bir adama mı ait olduğunu düşünmelidir.’”