Evinn

Birçok dindar, sadece kendilerinin değil, Tanr'nın mevcut olduğu varlık evreninin tamamının O'nun babacan elleri arasında güvende olduğuna inanır. Dindarların, cehennemin kapılarına ve tüm olumsuz dünyevi görünümlere rağmen hepimizin kurtarıldığımıza emin olduklari bir boyut, bir his vardır. Tanrı' nın varlığı, kalıcı olarak korunacak bir ideal düzenin garantisidir. Bu dünya aslında, bilimin bize garanti ettiği gibi, bir gün ya yanıp kül olacak ya da donacaktır. Fakat bu durum eğer Tanrı'nın düzeninin bir parçasıysa eski idealler başka bir yerde mutlaka tahakkuk edecektir.
Reklam
Tolstoy imanı, insanın yaşamasını sağlayan güçler arasında saymakta kesinlikle haklıdır. İmanın tümden yok olma durumu, haz alamama,çöküş anlamına gelir.
Bir Tanrı var olsun ya da olmasın, üzerimizdeki şu mavi gökyüzünün altında her halükarda ahlaki bir cumhuriyet oluşturuyoruz.
Biz bir fırtınanın içinde bir dağ geçidindeyiz ve ara sıra gördüğümüz yol izleri de bizi yanıltabilir. Eğer hareketsiz kalırsak donarak öleceğiz. Eğer yanlış yola girersek paramparça olacağız. Doğru bir yol olup olmadığını bile kesin olarak bilmiyoruz. O halde ne yapmalıyız? "Güçlü ve cesur olu!" En iyisi için eylemde bulun, en iyisinu umut et ve önüne ne çıkarsa kabul et.... Eğer ölüm her şeyi bitiriyorsa ölümü daha iyi karşılamalıyız.
Kalp, içgüdü ve cesareti bir tıkaç ile kapayıp sanki din doğru değilmiş gibi kıyamet gününe kadar veya aklımızın ve duyularımızın yeterli kanıtı arayıp buluncaya kadar eylem yapmadan beklememizi söyleyen bu emir bana felsefe mağarasında üretilmiş en acayip put gibi göründü.
Reklam