Dinsel yaşamda birey, görünen dünyanın daha manevi bir evrenin parçası olduğunu anlar. Gerçek gaye bu manevi evren ile iletişime girmek ve birleşmektir. Bunlardan sonra bir güvenlik ve huzur hali gelir. Önemli olanın bunlar olduğu kavrandığında farklı mezhep ve dinlerin varlığının aslında kötü bir şey olmadığı anlaşılır.
Yaşamıyoruz. Resimlerimiz, fotoğraflarımız kadar yaşamıyoruz. Mendilimiz, gömleğimiz, potinlerimiz kadar yaşamıyoruz. (Hızla dönüp masasını gösterir.) Bir sigara kâğıdını şu masaya koy, üstüne bir taş bırak, kapılan kapa ve git! Üçyüz sene sonra gel, yerinde bulursun. Belki sararmış, belki buruşmuş, fakat yine o. Bir sigara kâğıdı kadar yaşayamıyoruz. Kefenimizden evvel çürüyoruz.
Tanrı bir sağlığı bir zorunluluğu elimden almasın ondan tek istediğim budur. Sağlıkla, kalbim hayatı hiç bıkmadan sevecektir. Zorunlulukla ise, halinden memnun zihnim her daim bilgelik ekecektir.
Dostluk, o bir maymuncuk, o bir hırsız anahtarı. Evimizin kapısını açıyor, ruhumuzun kapısını açıyor ne bulursa yakıp kül ediyor, ne bulursa pazarda satıyor. (Tonu ve hareketi değişir) Beni upuzun bir tabuta yatıracakları gün, arkamdan gelecek dostlarım değil, kefenimin hırsızlarıdır.