Yaşamıyoruz. Resimlerimiz, fotoğraflarımız kadar yaşamıyoruz. Mendilimiz, gömleğimiz, potinlerimiz kadar yaşamıyoruz. (Hızla dönüp masasını gösterir.) Bir sigara kâğıdını şu masaya koy, üstüne bir taş bırak, kapılan kapa ve git! Üçyüz sene sonra gel, yerinde bulursun. Belki sararmış, belki buruşmuş, fakat yine o. Bir sigara kâğıdı kadar yaşayamıyoruz. Kefenimizden evvel çürüyoruz.
Tanrı bir sağlığı bir zorunluluğu elimden almasın ondan tek istediğim budur. Sağlıkla, kalbim hayatı hiç bıkmadan sevecektir. Zorunlulukla ise, halinden memnun zihnim her daim bilgelik ekecektir.