“Ve odaklanmak. Seçkin bir araştırmacı bir zamanlar bana, gerçek bir bilimcinin bir konu hakkında düşünürken, eşiyle başka bir konu hakkında konuşabilen kişi olduğunu söylemişti.”
Bu eser, yalnızca bir roman değil; milli bir uyanışın ve çabanın belgeseli gibi 19. yüzyılın sonlarında bataklıklar ve yoksullukla boğuşan Finlandiya'nın her ferdinin çabasıyla nasıl modern bir ulusa dönüştüğünü anlatıyor. Aslında eserin odak noktası sadece Finlandiya değil, bir ülkenin dönüşümünün önce insanın eğitimi ve aydınlanmasıyla başladığı gerçeği. Herkesin kendi görev alanında dürüst ve çalışkan olması gerektiğini gösteriyor.
Atamızın da ülkemizdeki okulların müfredatına eklenmesini istediği bu kitap, "ülkemizde de bir şeyler değişebilir" umudunu yeşertiyor. Daha iyi bir gelecek için toplumsal sorumluluğun ne kadar önemli olduğunu bu eserle bir kez daha fark ettim. Kısa sürede bitirebileceğiniz ilham verici bir eser.
Köylüler insan yaşamının ekonomik değerini anlamaya başladı. Doktor şöyle diyordu: Çalınmasın, yanmasın diye paranı özenle korursun. Oysa kendinin, eşinin ve çocuklarının canı tüm paralardan daha değerli, canlı para. Onlara iyi bak. Boşa harcama, arttır.