Dostoyevski'nin kitaplarındaki kadın kahramanlar talipleri arasında hangisini seçeceklerine hiçbir zaman karar veremezler.........Kadınlar hiçbir zaman başkişi değildirler, her zaman başkalarının gözüyle görülen kişilerdir.
Meclis yönetiminin gereği, hükümdarlıkların( ya da diktatörlüklerin) yıkılmasıyla değil, oligarşilerin çökmesiyle duyulur, çünkü hükümdarlıkların ya da diktatörlüklerin yıkılmasıyla oligarşiler ortaya çıkar.
Kendisini bir tutkuya kaptırmış kişi bunun sonucu olarak bütün insanlardan nefret eder, çünkü herkesi tutkusu konusunda onunla yarışan bir insan ya da bir engel olarak görür.