“Bir kul, musibete uğrar da “İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn (Biz Allah’a aidiz ve O’na döneceğiz). Allah’ım, başıma gelen bu musibetin ecrini ver ve bana benim için ondan daha hayırlı olanı ihsan buyur.” derse, Allah Teâlâ ona, başına gelen musibetten dolayı hem sevap verir hem de kaybettiğinden daha hayırlısını ihsan eder.”
(Müslim)
Şayet hükümdarlar ve prensler içinde bulunduğumuz (dinimiz üzerimize yüklemiş olduğu yükümlülükleri yerine getirirken) şu huzur ve mutluluğu bilselerdi bizlerle mutlaka savaşırlardı.