Geçende bir mezar gördüm. Yekpâre bir mezar kapağı. Küçücük! Belli ki altında bir çocuk yatıyor. Nasıl, bilsen, gidip kucaklamak, öpmek geldi içimden. Oturdum, okşadım, sevdim taşı.
bir köşede yığınla belâ ve sıkıntıya karşı daha dik daha fütursuz durabilmemi, her şeyden her şeyden önce yaşamanın anlamını yitirmememi istiyorsan eğer, bana durup dinlenmeden yazmalısın.
Seni tanıyabilmek, sana rastlamak bile büyük mutluluktur, insan olana. Kaldı ki bu kadarlıkla da kalmadı, durmadı benim şansım, ötelere ta derinlere aldı başını...