``I thought I'd be feeling a lot better than I do. I was a little premature in my calculations. No Kidding. I'm sorry.``Holden Caulfield - The Catcher in the Rye
İki Kule J.R.R. TolkIen’in Yüzüklerin Efendisi üçlemesinin 2. kitabı. Ben hava durumlarının ve mevsimlerin insanın okumasına pozitif etki yaptığını düşünüyorum. Bu bağlamda İki Kule’nin okunması gereken mevsim kış mevsimidir. Dışarda soğuk bir hava, siz elinizde bir kahve, üstünüzde bir battaniye ile bu kitabı okuduğunuzda, Tolkien’in Orta Dünyası’na kusursuz bir giriş yapıp, hikayeyi yaşayacaksınız. Serinin 1. kitabı Yüzük Kardeşliği, Sam ile Frodo’nun gruptan ayrılması ile bitiyor ve İki Kule, tam buradan başlıyor. Tolkien İki Kuleyi, iki bölüme ayırarak yazmayı tercih etmiş. 1, bölümde Merry, Pippin, Aragorn, Legolas, Gimli ve Gandalf’ın maceralarına ve Miğfer Dibi savaşına tanık olurken, 2. bölümde Frodo ve Sam’ın Gollum ile karşılaşmalarına ve yüzüğü yok etmek için Kıyamet Çatlaklarına doğru devam eden yolculuğuna tanık oluyorsunuz. İki Kule için olayların geliştiği ve bizi muhteşem bir finale hazırladığını söylersek yanlış olmaz. Klasik üçlemelerin 2. kitaplarında artık yeni karakterler genellikle hikayeye eklenmez ancak bu kural İki Kule için geçerli değil. Ağaçsakal ve Entlerin, Boromir’ın kardeşi Faramir’in ve Rohan Kralı Theoden’in hikayeye eklenmesi zaten oldukça zengin olan kitaba bambaşka bir soluk getirmiş. Özellikle Merry ve Pippin’in Ağaçsakal ve Entlerle olan maceralarına hayran kaldım. Gandalf’a göre Ağaçsakal Orta Dünya güneşi altında yürüyen en eski canlı. Buradan bile Ağaçsakal’ın Orta Dünya için ne kadar önemli olduğunu anlayabilirsiniz. Her iki bölümün de sonları tansiyonun yavaş yavaş yükselmesiyle son buluyor. Bu açıdan 3.kitabın muhteşem bir final olacağını yukarıda yazdım. İki Kule’de Tolkien’in karakterlerine, anlattığı hikayeye ve henüz pisliklerden temizlenmemiş olsa da Orta Dünya’sına tam anlamıyla hayran olacaksınız. Bu karakterlerin ve