“Sadece şans diyorum,” diye kesti sözümü, “insanın hayatındaki her şey gibi. Bunu sadece budalalar göremez. Ben şimdi neden buradayım -uygarlıktan sürülmüş bir adam gibi- Londra’nın sunabileceği bütün hazları yaşayan mutlu bir adam olmak yerine? Sadece on bir yıl önce... sisli bir gecede on dakikalığına aklım başımda olmadığı için.”
Bana öyle geliyordu ki bu adam, bütün o enginliğin içinden sırf benim hayatımı kurtarmak için çıkıp gelmişti. Yarın gemiden inip hayatımdan çıkmış olacaktı.