Bir oğlumuzu zenginliğe ve şan şerefe ulaştırabilmek ve ona mirasçımız olarak fazla fazla mal mülk bırakabilmek için, kamusal varlıkların, malın mülkün haydutlarına dönüşürüz, işte bencillik buna yol açar, kişi, kendi ailesi (soyu) itibariyle zaten zengin ve güçlüyse bu endişeyi taşımaz; oysa güçleri sınırlı olan ve saygın bir aileden gelmeyen kimse, (bu amaçlar doğrultusunda) eli sıkı, sinsi, riyakar, ikiyüzlü, sahtekâr biri olup çıkar. İşte, orada (özel) mülkiyet olmadığından, bencillik, kendini düşünme özelliği amaçsız, işe yaramaz bir hâle geldiği için ortak varlığa (topluma) kalan artık sadece sevgidir.