Haydutun, serserinin, bütün sevgilerden kopmuş ipsizin biri olduğu halde, hiçbir zaman bu köy delikanlısı kadar alçalmayacağını, insanlıktan uzaklaşmayacağını düşünüyordu. Hayır, o hiçbir zaman böyle bir duruma düşmeyecekti!.. Bu düşünce, içini özgürlük sevgisiyle doldurdu. Gavrilo’nun yanında, bu ıssız deniz kıyısında, yüce bir insan olduğunu hissetti.
“Sana ne özgürlükten?.. Sen özgürlüğü sever misin?”
“Sevmez olur muyum? Kendi kendinin efendisi olmak kötü mü? Canının istediği yere gider, canının çektiği gibi yaşarsın... İnsanın kendi başına buyruk olmasından daha iyi şey var mı?”